İnterneti kim buldu

İnternet iş yaşamından sosyal hayata her alanda hayatın vazgeçilmez parçası. İnternet aslında çok kısa bir geçmişe sahip. Sadece 5 yıl gibi kısa bir sürede 50 milyon kullanıcıya ulaşmayı başarmıştır.  Peki interneti kim buldu deyip tarihçesine bir göz atalım. İnternetin bulunması ile ilgili Vinton Cerf adında, 1970’li yıllarda üniversiteyi yeni bitirmiş, yirmili yaşlarının sonunda bir matematik mühendisinden bahsetmek gerek.

Amerikan Savunma Bakanlığı ve bazı Amerikan Üniversiteleri tarafından başlatılan bir proje günümüz sanal aleminin temelini oluşturuyor. Altmışlı 60 lı yıllarda savunma bakanlığının isteği üzerine olası felaket senaryolarının (doğal afet, nükleer saldırı) ardından dahi işlevselliğini koruyabilecek bir iletişim sistemi yaratmak amacı ile ARPANET adı altında başlatılan askeri bir projeydi. 60 larda başlayan Arpanet adlı bu proje 1970 yılında hayata geçti. Arpanet başlangıçta sadece 15 bilgisayarın birbirine bağlı olduğu bir ağdan ibaretti ve özel kullanıcılara kapalıydı. 70’li yıllar internet fikrinin hızla geliştiği yıllar oldu. Elektronik posta ortaya çıktı ve İngiltere Kraliçesi’nin 1976 yılında ilk e-mailini göndermesiyle internet fikri popüler hale gelmeye başladı.

Vinton Cerf, 1970’lerde genç bir matematik mühendisiydi. Kulakları duymayan karısı dünyayla rahat iletişim kurabilsin diye interneti icat etti. Haftalık dergisi son sayısında internetin mucidi Vinton Cerf’in hikayesini anlattı.
Vinton Cerf, 1970’li yıllarda üniversiteyi yeni bitirmiş, yirmili yaşlarının sonunda bir matematik mühendisiydi. Doğuştan kulakları duymayan Carinne’e aşık oldu. Carinne, kimseyle iletişim kuramıyor, telefonla bile konuşamıyordu. California Üniversitesi Matematik Mühendisliği’nde bilgisayarlar arası bilgi transferiyle uğraşan Cerf’in ise tek isteği karısını mutlu etmekti.
İnternet, o zamanlar askeri amaçla kullanılan bir sistemdi. Sivillerin kullanamadığı internet, kısa sürede 200 ayrı sivil kuruma yayıldı. Cerf interneti geliştiren bilim adamları arasındaydı. Ancak o daha önemli bir şey yaptı ve interneti karısının da  kullanabileceği bugünkü haline getirdi.
En çok karım sevindi
Eğer bunu yapmamış olsaydı internet denilen uçsuz bucaksız dünyada kimse istediği bilgiye ulaşamazdı. Cerf bugün, “Karım artık üniversitede okuyan oğlumuzla bile internet yoluyla konuşabiliyor. Kimbilir belki de interneti karımı mutlu edebilmek için icat etmişimdir” diye konuşuyor.

80’li yıllar teknolojik açıdan önemli adımlara sahne oldu. Alan adlarının ilk olarak kullanılmaya başlandığı 1984 yılında ‘host’ sayısı ancak 1000’di. İnternette patlama yaşandığı zaman dilimi ise hiç kuşkusuz 1990’lar.

Dünya bildiğimiz anlamıyla internetle yani ‘World Wide Web’ deyimiyle 1991’de tanıştı. Host sayısı her yıl katlanarak artıyordu. 1994’te gelindiğinde internetteki site sayısı 10 bine, host sayısı ise 3 milyona ulaşmıştı ve girişimciler bu yeni dünyada yepyeni kazanç kapıları olduğunu farketmişti.

Bankalar ve alışveriş merkezleri sanal şubelerini açmaya başladı. İlk internet radyosu yayına başladı. Hükümetler başta olmak üzere pek çok organizasyon web sitesi açtı. Yepyeni bir pazarlama ve ekonomi anlayışı doğuyordu.

1994’te internetteki ilk reklam ekranlara düştü. Radyo, televizyon ve İnternet’in bulunuşundan 50 milyon kullanıcıya ulaşmak için geçen süre incelendiğinde; radyo için 38 yıl, televizyon için 13 yıl iken, İnternet için sadece 5 yıldır.

İnternet Türkiye’ye 1994 yılında gelmiştir ve geldikten sonra Türkiye’de kullanımı yaygınlaşmıştır.İnternet günümüzde de yaygın olan 7 den 70′e herkesin kullandığı teknoloji ürünü olan ve hergün yenilenen bir bilgi kaynağı teknoloji ürünüdür.

1995’te Hong Kong’da ilk hacker yakalandı. 1995’te alan adı isimleri paralı oldu. Netscape ve Microsoft arasında yazılım savaşları başladı.