Metroyu kim buldu

Metro şehrin semtlerini genellikle yer altından birbirine bağlayan ve elektrikle çalışan süratli trenlere ve bunların işlediği tünellere verilen  isimdir. Metro ihtiyacı şehirlerin kalabalıklaşması sonucu düşünülmüş ve trafik akışına büyük kolaylık getirmiştir. Şehir, taşımacılık yönünden yer altına doğru gelişmekle hem yerden kazanılmış, hem de şehir gürültü seviyesi büyük ölçüde düşürülmüştür. Metroların nükleer savaşlarda en uygun bir sığınak olduğu da düşünülürse önemi daha iyi anlaşılır.

Metro fikri ilk kez 1846 yılında Metropolitan Demiryolları’nı incelemekle görevli komisyonun üyelerinden Charles Pearson’ın kafasında oluştu. 1853 yılında bu amacı gerçekleştirmek üzere North Metropolitan Railway Co. adlı şirket kuruldu. Mali güçlükler nedeniyle çok zaman yitirildi, ilk kez hattın yapımına 1860 yılının Ocak ayında, Londra’da, Euston Square’de başlanabildi. 4 mil uzunluğundaki ilk hat, 10 Ocak 1863 günü saat 06.00′da hizmete girdi. Farrington Street ile Paddington ana terminalleri arasında yedi istasyon bulunuyordu ve tüm ulaşım süresi 33 dakika idi. Yolcu vagonları gaz lambalarıyla aydınlatılıyordu ve Daily Telegraph gazetesinin yazdığına göre, “Birinci mevki vagonlarda ışık o denli güçlüydü ki, insanlar gazetelerini çıkarıp rahatlıkla okuyabiliyorlardı.” İlk gün, 15′erdakika aralıklarla kalkan dörder vagonluk altı katar, karşılıklı 120 sefer yaptı ve 30 bin yolcu taşıdı.

Metroda kullanılan ilk elektrikli tren ise 4 Kasım 1890 tarihinde, Londra’da kent merkezi ile South London’ı birbirine bağlayan hatta hizmete girdi. O gün, Galler Prensi, King William Caddesi’ndeki istasyondan metroya binerek Oval İstasyonu’na kadar gitti. Elektrikli metronun halka açılışı ise, 18 Aralık 1890 günü yapıldı. Nereye gidilirse gidilsin, yolculardan 2 peni ücret alınıyordu ve bilet sistemi olmadığından bu ücret, metronun girişinde ödeniyordu. Bu hatta hizmet veren 14 adet dört tekerlekli 12 tonluk elektrikli lokomotifler, Manchester kentinde Mather and Platt şirketi tarafından yapılmıştı ve her biri üç vagonu saatte ortalama 11.5 mil hızla çekebiliyordu. Her vagonun önünde ve arkasında, metal bir platforma açılan, kaydırmalı kapılar vardı. Bu kapıları her istasyonda tren görevlileri açıp kapatıyorlardı. Hem lokomotif bölümünün hem de taşıma kısımlarının tek parça halinde üretildiği ilk motorlu trenler, 18 Ağustos 1898 günü Waterloo and City Railway şirketi tarafından Waterloo ile Bank arasında çalışan metro hattında hizmete kondu. Araçlar, ABD’nin Wilmington kentinde Jackson and Sharp firması tarafından üretilmişti. Metro girişlerine “jetonlu turnike”lerin ilk konulması ise, 1904 yılında Londra’da gerçekleşti. 1922 yılında otomatik kapılı vagonlar hizmete girdi.