Mikrofonu kim buldu

Ses titreşimlerini elektrik sinyallerine çeviren alete mikrofon denilmektedir. Mikrofon, sesle yapılan her türlü haberleşmede sesin elektriki olarak yayın ve kaydını sağlamak üzere sese form verir. Sesi bir yerden başka bir yere iletme görevi açısından Alexander Graham Bell’in 1867 yılında yaptığı telefon, mikrofonun ilk başarılı örneği olarak kabul edilebilir. Bu ilk mikrofonda, lastik bir diyagram, çok ince bir demir plakanın üzerine yerleştirilmişti.Plakanın altında da bir elektromıknatıs vardı. Konuşmacının sesi diyaframı, dolayısıyla da demir plakayı titretiyordu. Bu titreşim, elektromıknatıs tarafından değişik yüksekliklerde algılanıyor ve teller aracılığıyla vericiye aktarılıyordu. Vericide, akım yeniden ses dalgalarına dönüşüyordu. 1817 yılında Thomas Edison, çok daha duyarlı bir mikrofon geliştirdi. 1923 yılında, Almanya’da mikrofonun duyarlılığını artırıcı bazı gelişmeler sağlandı.

Yapılışlarına göre mikrofonlar

1. Kristal mikrofon: Bu tip mikrofonlar, kuartz kristali mekanik olarak titreştirildiğinde elektriki titreşimler vermesi esâsına dayanarak çalışır. Mikrofonun diyaframını hava titreştirir, bu da kristali titreştirerek kristalin iki ucu arasından elektrik işareti alınır. Kristal maddesi olarak Roşeltuzu kullanılır. Kristal mikrofonun özellikleri: Dirençleri çok yüksektir (3 ile 5 Mega Ohm). Frekans karakteristiği 75 Hz ile 6000 Hz arasındadır. Konuşma için yeterlidir. Yüksek çıkış gerilimi verme özelliğine sâhiptir. Mahzurları ise neme ve mekanik darbelere dayanıksızdır.
2. Karbon mikrofon: Karbon tozlarının ses dalgalarına göre sıkışıp gevşeyerek direncinin değişmesi esasına göre çalışır. Özellikle telefon cihazlarında kullanılır. Neme karşı dayanıksızdır. Çıkış gerilimleri oldukça yüksektir. Buna karşılık dirençleri düşüktür.  Darbelere karşı dayanıklıdır. Frekans karakteristiği 80 Hz ile 6000 Hz arasındadır. Ayrıca doğru akım kaynağı gerektirir.
3. Dinamik mikrofon: En yaygın kullanılan mikrofon çeşididir. Hem ucuz hem de yapımı kolaydır. Ayrıca doğru akım kaynağı gerektirmez. Bu mikrofon, mıknatıs alanı içinde diyaframa bağlı bobinin hareket etmesiyle elektrik akımı üretir. Dirençleri düşüktür (40-150 Ohm arasındadır). Frekans karakteristikleri 20.000 Hz’e kadar düzgündür. Birçok uygulamalarda rahatlıkla kullanılırlar.  Müzik ve ses yayınlarında kullanılabilirler. Oldukça sağlam ve dayanıklıdırlar. Daha çok sâbit konuşma mikrofonu olarak kullanılmağa uygundur.
4. Şerit mikrofon: Bir manyetik alan içinde ince şerit yapraklı bir iletkenin hareket etmesiyle elektrik üretir. Dirençleri çok düşüktür. Mekanik darbelere dayanıksızdır. 40 Hz ile 15.000 Hertz arasında frekans karakteristiği vardır. Daha çok sâbit konuşma mikrofonu olarak kullanılmağa uygundur.
5. Kapasitif mikrofon: İki iletken levha paralel olarak konur. Ses dalgası bu levhalar arasındaki mesâfeyi değiştirerek bir kapasite değişikliği meydana getirir. Bu değişme, biri direnç üzerinde gerilim değişmelerine dönüştürülerek, elektrik işareti elde edilir. Direnci çok büyüktür (10 Mega Ohm ve daha fazla). Frekans karakteristiği çok düzgündür. Ayrıca doğru akım kaynağı (pil) gerektirir. Çok uzun kablo ile kullanılamaz. Çok hassas olduğundan sâbit cihazlarda kayıt için yaygın olarak kullanılır. Başka bir tipi, daha geliştirilmiş elektrot mikrofondur. Çok küçük yapılabilir. Mâliyeti düşüktür.

Sonuç olarak, bir mikrofon ne kadar iyi olursa olsun elektrik işaretine çevirdikleri sesleri aynen karakterize edemezler. Ancak yaklaşık, benzeri bir elektrik işareti elde edilebilir. Mikrofon, telefon vericilerinden başka, işitme cihazlarında, ses kayıt sistemlerinde ve yazdırma makinalarında kullanılır.