Nano Teknolojiyi Kim Buldu

Nanoteknoloji hakkında gerçekleri analiz ederken, bu icadın gerçekleştirilmesinde iki kişinin payı olduğunu belirtmek gerekir. Nanoteknoloji kelimesini ilk ortaya atan, 1974 yılında Profesör Norio Taniguchi’dir.  Atomların ve moleküllerin güçlendirilmesi fikri ilk kez 1959 yılında Richard Feynman tarafından gündeme getirildi.

Feynman, 29 Aralık 1959 tarihinde Amerikan Fizik Derneği Toplantısında  yaptığı konuşmda, özel olarak tasarlanmış aletler kullanarak izlenecek bir prosedürle molekülleri ve atomların, güçlendirilebileceğinden bahsetmiştir. Bu prosedüre o tarihte henüz bir isim koyulmamıştı.

Profesör Taniguchi, 1974 yılında yaptığı çalışmalar ile nanoteknoloji hakkındaki gerçekleri su yüzüne çıkardı. Çalışmalarında atomlar ve moleküler olarak süreci tanımladı ve bu sürece Nanoteknoloji adını verdi.

Dr. K Eric Drexler’in (Engine of Creation and Nanosystems) kitabı ile nanoteknoloji kelimesinin tanınmasını ve  popüler olmasını sağladı. Kitap 1986 yılında çıktı ve konuyla ilgili ilk kitap oldu.

1980 de icat edilen taramalı tünel mikroskopu (scanning tunneling microscope) sayesinde nanoteknoloji atağa kalktı. Süreç yarı-iletken nanokristallerin gelişmesi, metal oksit nano parçaların nedenleri ve kuantum nokataları hakkındaki gerçeklerin ortaya çıkması ile devam etti.

1987 yılında ilk protein mühendisliği sempozyumu düzenlendi. Ertesi  yıl üniversitelerde  nanoteknoloji ile ilgili dersler okutulmaya başladı. 1991 yılında atomik kuvvet mikroskobu icat edildi.

Nanoteknolojinin Faydaları

Hala emekleme döneminde olsa da nanoteknolojinin potansiyel yararları bilim adamları tarafından onaylanmaktadır.

Nanoteknoloji, ucuz enerji, çevre kirliliği olmadam üretim, daha etkili ilaçlar, daha başarılı hastalık teşhisi ve organ nakli, saf ve temiz su oluşturulması, daha ez emek harcanarak genetiği değiştirilmiş daha sağlıklı tarım ürünleri elde edilmesi gibi yaralar sağlayabilir.

Nanoteknolojinin Potansiyel Riskleri

Nanoteknolojinin insan sağlığı üzerindeki riskleri henüz tam olarak bilinmiyor. İnsan vücudunun nanoteknolojiden nasıl etkileneceği henüz araştırma aşamasında. Çevreye olan etkisi de araştırılmaya devam ediyor.

En potansiyel tehlike gri çamur efekti (grey goo effect) olarak adlandırılıyor. Nano organizmaların (nanobot) kendi kendine gelişmesi, kendi yapay zekalarını kullanmaya başlamaları gelecekte büyük sorunlara neden olabilir.

Nanoteknoloji modern toplumun yaşama kültüründe devrim yapabilecek bir potansiyele sahiptir.