Parayı kim buldu

Tarihçilerin bildirdiğine göre, altın ve gümüş paraları yaygın olarak kullanan en eski millet,  Türkiye’nin batısında, Ege bölgesinde Lidyalılar olmuştur. M.Ö. 7. yüzyıldan kalma bu paralar Anadolu’da Lidya Kralı Gyges tarafından, yanları hafifçe yassıtılmış yumurta şeklinde birbirine eşit altın ve gümüşten külçeler olarak bastırılmıştır. Paraların bir yüzünde kralı simgeleyen aslan ve boğa motifi, öteki yüzünde de değerini gösteren işaretler vardı.

Zamanla para Batı Anadolu’dan sonra tüm Akdeniz ülkelerinde kullanılmaya başlandı. M.Ö. 5 ve 4. yüzyıllarda tipleri pekçok değişiklik gösteren eski Yunanlılara ait krallar adına paraların basıldığı bilinmektedir. Genellikle bu paralar iri ve dikdörtgen şeklinde basılmaktaydı. Zamanla küçülen bu altın paralar, daha önceleri yaklaşık 327 gr ağırlığında iken, daha sonraları üçte bir ağırlığa 109 gr ve daha da küçülerek 27 gr ağırlığa kadar düşmüştür.

M.Ö. 320 yılında bir yüzüne Büyük İskender’in profili basılan paralar yapıldı. O dönemde, Büyük İskender Tanrı olarak kabul edilmeye başlanmıştı. Daha sonra başka kral ve imparatorların portreleri de paralar üzerinde görüldü.

Roma’ya ilk gümüş para M.Ö. 269 yılında girmiştir. Roma sikkelerinin basımı ise M.Ö. 180 yıllarına rastlamaktadır. Altın paranın  Roma’ya girişi Kral Sulla devrinde olmuştur. Kral Croesus ise, kıymeti devletçe garanti edilmiş altın ve gümüş paralar bastırmıştır. 1924 yılında, bugünkü Pakistan sınırları içinde kalan Aşağı İndus kıyılarında M.Ö. 2900 yıllarına ait paralar bulunmuştur. Asur  hükümdarlarından Sennasherib’in M.Ö. 700 yıllarında bastırdığı 224,5 gr ağırlığındaki  gümüş külçeler bulunan en eski paralardandır.

M.Ö. 5. yüzyıla ait Çin hanedanının altına resmi değer tayin ettiği, ayrıca bakır ve kalaydan fülus cinsinden ufaklık paralar çıkarttığı da bilinmektedir.

İnsanlık tarihi boyunca hakkında en çok konuşulan şeydir herhalde para. Günümüzde dünyada en çok kullanılan değişim aracı para. Tarihin en büyük uygarlıklarından bazıları, varlıklarını parayı bilmeden sürdürdüler. Bunlar arasında Babillileri, Mısırlıları, İnka ve Maya uygarlıklarını sayabiliriz. Bu toplumlarda alışveriş “takas usulü”ne göre yapılıyordu. Örneğin, Mısırlı bir inşaat ustasının aylık ücreti, 200 somun ekmek ve beş kavanoz bira idi. O da, bunların bir kısmını tüketir, geri kalanıyla da öteki gereksinimlerini karşılardı.

Ancak, aynı dönemlerde, dünyanın başka yörelerinde insanlar, alışverişlerini para ile yapıyorlardı. Uygun büyüklüklerde ve kalıcı nitelikte yaptıkları paralar, o toplumlarda emeğin ve malın karşılığı olarak işlem görüyordu.

Kağıt paraların ilk kullanımı ise 11. yüzyılda oldu. Moğol İmparatoru Kubilay Han, askerlerinin maaşlarını kağıt para ile ödemeye başladı. Avrupa’da ise kağıt para ilk kez 1661 yılında Stockholm’de basıldı. Birkaç yıl sonra İngiltere’de de kağıt paralar görülmeye başlandı. Amerika kıtasında ilk kağıt banknotlar, 18. yüzyılda ortaya çıktı.