Tavlayı kim buldu

Tavla iki kişi ile oynanan en eski masa oyunlarından bir tanesidir. Tavlanın tarihçesi bundan 5000 yıl öncesini işaret etmektedir. Satrança karşılık olarak icat edildiği iddia edilmektedir. Tavla, özel bir platform üzerinde 15 siyah, 15 beyaz taşla oynanan iki kişilik bu oyun dünyanın en popüler oyunlarından bir tanesidir. Peki tavlayı kim icat etti.

Eski Çağlarda Tavla Örnekleri

Pers imparatorluğuna ait Shahr-e Sokhteh (Yanmış Şehir) adlı yerde yapılan kazılarda M.Ö. 3000 yıllarına ait tavlaya benzer, 2 zer ve 60 tane taş ile oynanan bir oyun bulunmuştur. UR da yapılan kazılarda ise üzerinde yılan resmedilmiş ve ilk bulunan kalıtlardan 200 yıl kadar daha eski bu oyuna ait tahta bulunmuştur.

M.Ö. yedinci ve sekizinci yüzyıla ait kalıntılarda Hintlilere ait zar ve taşlarla, kumar oynamak için oynanan benzer bir oyuna rastlanmıştır.

Mısırda da tavlaya benzer bazı oyunların oynandığına dair tabletler üzerine resmedilmiş kalıtlar bulunmaktadır.

Tavlanın İcadı

Bilindiği kadarı ile, 1400 yıl önce İran şahı (Pers imparatoru) Nevşiyan’ın baş veziri Büzur Mehir tarafından geliştirilmiştir. Zaman kavramından alınan ilhamla tasarlanan oyunun tüm zamanların en çok oynanan oyunları arasında olması son derece etkileyicidir.

Tavlada esinlenilen zaman kavramı şu şekilde açıklanmaktadır. Senenin birliği olarak tavla bir tanedir. 4 köşesi 4 mevsimi, tavlanın içindeki karşılıklı 6′sar hane 12 ayı, pulların toplamı ayin 30 gününü, siyah taşlar geceyi beyaz taşlar gündüzü, karşılıklı 12′şer hane günün 24 saatini simgeler.

Rivayet

Rivayete göre eski zamanlarda Hint İmparatoru, satranç oyununu Pers imparatoruna, yanında bir mektup ile hediye olarak göndermiştir.

Mektubunda oyunla ilgili hiç bir açıklama yapmazken şöyle bir mesaj yazmıştır.

Pers imparatoruna:

Kim daha çok düşünüyor,
Kim daha iyi biliyor,
Kim daha ileriyi görüyorsa
O kazanır.
İşte hayat budur…

Pers İmparatoru dönemin en âlim veziri olan Buzur Mehir ile bu mesajı paylaşarak, ondan oyunu çözmesi ve kendisinin de karşılık olarak Hint İmparatoruna hediye edilmek üzere başka bir oyun icat etmesini ister. Vezir haftalarca çalıştıktan sonra gönderilen satrancın her tas hareketini ve oyunu çözer daha sonra da on günde tavlayı icad eder ve imparatora sunar.

Hint İmparatoruna tavla oyunuyla birlikte gönderilmek üzere şöyle bir mesaj hazırlanır Hint imparatoruna:

Evet,Kim daha çok düşünüyor,
Kim daha iyi biliyor,
Kim daha ileriyi görüyorsa
O kazanır.Ama biraz da şanstır.
İşte hayat budur…

Tavlada, 4500 den fazla hamle ihtimali bulunduğundan oyunda ustalaşmak zamanla ve oyunun çok oynanması ile sağlanmaktadır.  Ancak zar’ın şansı simgelemesinden dolayı şans faktörü de kendisini hissettirmektedir.

Türklerde Tavla

Osmanlı Devleti’nde 1400′lü yıllarda Türklerde tavla oyunu yaygınlaşmıştır. Osmanlı’nın yükseliş döneminde tavla çok büyük bir önem taşımaya başlamıştır. Günümüzde tavla geleneği Türklerde devam etmektedir. Türkiye’de çok yaygın bir oyun olan tavlada usta oyuncular bir gelenek biçiminde zar kombinasyonlarının Farsça’dan Türkçe’ye geçen isimlerini kullanırlar. Yek (1), Dü (2), Se (3), Cehar (4), Penc (5), Şeş (6).