Telefonu kim buldu

1870 li yıllarda iki mucit, Alexander Graham Bell ve Elisha Gray elektrikle ses iletimi sağlayan birer cihaz tasarladılar. İki adam, 9 Mart 1876 günü, fakat bir kaç saat farkla, icat ettikleri telefonlarla patent ofisine başvuruda bulundular. Kazanan Alexander Graham Bell olmuştu ve ilk telefonun patentini aldı. Daha sonraki süreçte Elisha Gray ve Alexander Graham Bell telefonun icadı ile ilgili, çok ses getiren bir hukuk savaşına girişti. 

Alexander Graham Bell telefonu icat etmeden yaklaşık otuz yıldır haberleşme için telgraf kullanılıyordu. Elektrik sinyallerinin telgraf aracılığı ile iletilmesi Graham Bell’in telefon üzerinde çalışmalarına rehberlik etti. Elektrik sinyalleri ile karşı tarafa noktalar ve çizgiler iletilebiliyorsa, ses neden iletilmesin varsayımı ile yola çıkan Bell  çoklu telgraf veya harmonik telgraf üzerinde çalışmaya başladı. Müziğe olan ilgisi nedeniyle notaları baz aldı ve birden fazla elektrik sinyalini aynı tel boyunca gönderebileceği ilkesi üzerinde çalıştı. Ekim 1974 de Bell’in çoklu telgraf sistemi Western Union Telegraph şirketinin ilgisini çekti ve finansal destek verdi. Graham Bell çoklu telgraf sistemi üzerinde çalışırken aklında ise elektrik sinyalleri arcılığı ile konuşma fikri vardı.

Alexander Graham Bell ve Thomas Watson, destekçilerinin zorlamasıyla harmonik telgraf üzerinde çalışırken, Bell telefon fikrini Mart 1875 yılında Smithsonian Enstitüsü müdürü Joseph Henry’ye açtı. Joseph Henry’nin telefon hakkındaki olumlu görüşü, Bell ve Watson çalışmalarını hızlandırdı. İkili, Haziran 1875′te bir kablo üzerinde farklı tonlarda elektrik akımının iletilebileceğini kanıtladır. Konuşma iletimi için bir cihaz icat etme hedefi gerçekleşmek üzereydi. 2 Haziran 1875 günü, Alexander Graham Bell “harmonik telgraf” adını verdiği teknik ile yaptığı deneyler sırasında bir tel üzerinden ses duyabilmişti.

İlk telefon Görüşmesi

İlk telefon Görüşmesi

Telefonun patenti, Alexander Graham Bell tarafından 9 Mart 1876 günü alındı. İlk konuşma da 10 Mart 1876 günü, Massachussetts eyaletinin Boston kentinde, Exeter Place semtinde bulunan 5 numaralı binada yapıldı. Bell, yardımcısı Thomas Watson‘u aradı ve ona, “Buraya gel Watson, sana ihtiyacım var” dedi.

Bell’in icat ettiği telefon, 25 Haziran 1876 günü, Philadelphia’da sergilendi. Ancak, kamuoyundan fazla ilgi görmedi. Sergiyi gezen Brezilya İmparatoru, Bell’in ilk müşterisi oldu ve imparator sarayına bir telefon bağlattı. Deneme için ahizeyi aldığında, “Aman Tanrım… Bundan ses geliyor” dedi ve bu sözcükler, bir imparatorun telefonda söylediği ilk sözler olarak tarihe geçti. İlk özel telefon da 4 Nisan 1877 günü, Boston’da Court Caddesi 109 numarada Charles Williams Jr. adlı elektrik mühendisinin bürosuna kondu. Aynı ay içinde, Williams, Bell’in telefonlarının üretimini üstlendi.

Telefon ilk olarak telgraf sistemine benzer iki hat üzerinden konuşulacak şekilde kullanılmaya başlamıştır. Çoğu defâ bir hat demir tel, diğer hat ise toprak olduğu için kayıplar fazla ve sesler karışık olarak işitiliyordu. Bakır alaşımlarının gelişmesiyle tel sayısı arttırıldı. Konuşma sayıları arttıkça hatları yetişmemeye başladı. 1886 senesinde tek devreden değişik frekanslarla ses gönderen kurapörtör (multiplex) devresi yapıldı. Uzun hatlara konulan yükselticilerle kayıplar telâfi edildi.

Telefonda büyük adım, operatör kullanmaksızın yapılan otomatik konuşmalardır. 1891 senesinde geliştirilen strowger otomatik arayıcıyla araya operatör girmeden aboneler birbirine bağlanabilmiştir. Bu sistem 1920 senesinde Bell sistemi olarak geliştirilmiştir. 1948 senesinden sonra ise transistörün sahneye çıkmasıyla elektromanyetik röle sistemler yerini, elektronik devrelere bırakmıştır. Elektronik arayıcı sistem ilk olarak 1965 senesinde ABD’de servise konulmuştur.

Telefonda atılan diğer büyük adım da, uzak mesâfe konuşmalarında yüksek frekanslı radyo yayınlarından yarlanmak olmuştur. 150-300 km aralıklarla yer alan röle istasyonları konuşmaları koaks kablolardan ve havadan elektromanyetik yayın şeklinde iletmektedir. Frekans yükseldikçe tek hat üzerinden konuşma kanal sayısı da yükselmektedir. Böyle bir sistemle iki röle istasyonu arasında aynı anda 3600 konuşma yapmak mümkündür. Telefonda mikro dalga seviyesinde konuşmalara geçilmesi ile televizyon ve telefon sistemleri birleştirilmiş, yayınlar tek radyolink devreler üzerinden yapılmaya başlanmıştır. Bu gelişmeyi uydular aracılığıyla yapılan konuşmalar tâkip etmiştir.

Kıtalararası telefon konuşmaları 1915 senesinde başlamıştır. İlk konuşma Paris’le ABD’de Arlington arasında yapılmıştır. Kıtalararası telefon konuşmalarında güçlü radyo alıcı vericileri kullanılıyordu. İyonosferin etkisi konuşmaları zorlaştırdığı için sualtı kabloları kullanılmaya başlandı. İlk sualtı kablosuyla telefon görüşmeleri 1950 senesinde Florida ile Havana arasında 185 km’lik mesâfede
yapıldı. Netîce tatminkâr olduğu için 1956 senesinde Newyork ile Londra arasına aynı sistem kuruldu. Uydu aracılığıyla kıtalararası ilk telefon konuşmaları 1960 senesinde başladı. Echo 1 isimli uyduyla ABD’nin doğu yakası ile batı yakası arasında telefon irtibatı sağlanınca bunu Telstar I, Telstar 2 ve diğer uydular tâkip etti. Bugün uyduların devreye girmesiyle gemi veya uçaklarla otomatik telefon konuşması yapılabilmektedir. 1985 senesinde uzay mekiği Discovery’nin yörüngeye koyduğu uydulardan biri aynı anda 20.000 konuşma yapabilmeye müsâde edebilecek kapasitededir.

Alexander Graham Bell

Alexander Graham Bell 1847’de İngiltere’de Edinburgh’da doğmuştur.  1868′de Londra’ya gelerek, hem babasına konuşma öğretmenliği ile yardım etmiş, hem de üniversite tahsili yapmıştır. Daha sonra iki kardeşinin veremden ölmesi üzerine 1870’te daha elverişli havası olan Kanada’nın Ontario bölgesine ve 1871′de Boston’a göç etmiştir. Burada sağırların işaret lisanını kullanmaksızın konuşmalarını öğretmek üzere babasının metodunu yaymıştır. Boston’a yerleşmiş ve Boston Üniversitesine profesör tayin edilmiştir. Daha sonraları öğrencilerinden biri olan Mabel Hubbard ile evlenmiştir. Eşi doğuştan sağır olup, babası, Bell’in çalışmalarını çocuğuna yaptığı yardım sebebiyle desteklemiştir. Bell, boş zamanlarını telgrafa ve Alman bilim adamı Hermann Helmholz’un sesi elektriğe çevirme araştırmasına ayırmıştır. Bu çalışmaları sırasında, insanın işitme mekanizmasını yakından incelemiş ve bir şans eseri, insan sesinin elektrik akımı yardımı ile nasıl iletildiğini ortaya çıkarmıştır. Meşhur Amerikan bilim adamı Joseph Henry’nin teşvikleriyle Bell bu buluşunu pratikte uygulamaya çalışmıştır.

9 Mart 1876’da patentini aldığı telefon, bir ucunda ses ile titreyen bir zar ve böylece bir elektrik devresindeki akımı kontrol ederek, diğer uçtaki zarı titreten bir mekanizmadan ibarettir. İngiliz bilim adamı Lorol Kelvin bu buluşu 1876 Philadelphia fuarında gördüğünde “harikalar harikası” olarak isimlendirmiştir. Kayınpederinin ve arkadaşlarının da yardımıyla Temmuz 1877’de “Bell Telephone Company” kurulmuştur. Balmumunun gramafon plaklarında kullanılmasını bulması bir başka keşfidir.

Bell hayatının daha sonraki kısmını ilmi konulara özellikle sağırlara adamıştır. 1896’da Harvard Üniversitesi, konuşma üzerinde ilmi çalışmaları dolayısıyla kendisine bir akademik derece vermiştir. İrsiyetten gelen konuşma bozukluklarını incelerken, irsiyet ve bunun ile ilgili konuları da araştıran Bell, 1922 yılında Kanada’da ölmüştür.