Teraziyi Kim Buldu

Bir cismin veya maddenin kütlesini ölçmeye yarayan âlete terazi denilmektedir. Terâziyle kütle ölçme işlerine tartma denir. Eşit kollu terâzide tartma, ölçülecek kütle, bilinen kütlelerle mukâyese edilerek yapılır. Bunlar da, orta noktasında bir bıçaksırtı bulunan terâzi  kolu ve bu kolun uçlarına asılı duran iki kefe vardır. Bir kefeye kütlesi ölçülecek cisim diğer kefeye bilinen standart kütleler konularak denge tesis edilir. Bu tartı sisteminde yerçekimi kuvveti her iki kefeye de aynı şiddette etkidiğinden tartı yerçekimi ivmesinden  bağımsızdır. Yâni eşit kollu terâziyle tartı dünyâ, ay ve diğer gezegenlerde yapılsa aynı sonuçlar alınır.

Günümüzde kullanılan hassas terâziler ki, bunlar laboratuvarlarda, ilâç ve kimyâ sanâyiiyle, kuyumcularda kullanılır, iki kefeli eşit kollu veya tek kefeli olabilir. Tek kefeli olanlarda kütleyi doğrudan doğruya ibre üzerinden okumak mümkündür. Işıklı rakamlar bu kütleyi belirterek okumada kolaylık sağlar.

Çeşitli maksatlarla yapılmış terâziler mevcuttur. Bunlardan bâzıları şunlardır: Coulomb terâzisi veya burulma terâzisi, mıknatısların meydana getirdiği manyetik ve elektrostatik kuvvetleri ölçmek için Coulomb tarafından yapılmıştır. Bu âlet bakır veya gümüş telin  burulmasına dayanır. Mohr terâzisi, elektromanyetik terâzi olup belli bir devreye etki eder. Laplace kuvvetlerini ölçmeye yarar. Cotton terâzisi, on binde bir amperle bir amper arasındaki şiddetleri ölçebilir. Eötyös terâzisi, yerçekimi kuvvetinin küçük değişimlerini ölçmek maksadıyla özellikle jeofizikçilerin kullandığı bir âlettir. En yaygın kullanılanı eşit kollu terâzidir.

Bir şey tartılıyorsa bilin ki işin ucunda para var demektir. İlkel toplumların ağırlık ölçümlerine ilişkin gereksinimleri son derece sınırlıydı. Ama altın, insanoğlu tarafından bulunduğu ilk  günden itibaren çok büyük değere sahip olduğu için Mısırlılar altın tartmak amacıyla bir aygıt geliştirdiler. M.Ö. 3500 yılından kalma  bir Mısır mezarında, bu tartı aleti ile, ağırlık ölçüsü ‘ olarak kullanılan parçalar bulundu.

Yine M.Ö. 2600 yılında Babilliler,  ağırlık saptamak üzere standart ölçüler kullanıyorlardı. Mısırlılar tarafından kullanılan terazilere ait resimler, mağara duvarlarında   ve papirüslerin üzerlerinde günümüze kadar kalmıştır. M.Ö. 3000 yılında çizileri bu resimlerde, bir çubuk ortasından bir iple tavana  asılmış olarak gösterilir. Çubuğun bir ucunda, ağırlığı saptanacak olan cisim bağlıdır. Öteki uçtaki kefede de çeşitli büyüklükteki ağırlık ölçüleri vardır.