Feng Shui kim buldu

feng-shui

Hayatı anlamaya yönelik bir öğreti diyorlar ona. Son on yıldır hızla değişen yaşam anlayışımızın yeni parçalarından biri de Feng Shui oldu. Uzak Doğu, özellikle de İstanbul gibi karmaşası ile ünlü Hong Kong’da bir hayli popüler olan bu hayat anlayışı, artık ülkemizde de kabul görüyor. Üstelik kamuoyunun yakından tanıdığı bir çok ünlü isim bu akımla yakından ilgilenmekle kalmıyor; ev dekorasyonu ve mekan seçiminde Feng Shui’nin kılavuzluğuna başvuruyor.

Feng Shui Nedir?

Feng Shui’nin kökleri eski Çin uygarlığına kadar uzanıyor. Geomansi ya da yaygın kullanımı ile Feng Shui, batılılarca yerleştirme sanatı olarak kabul görse de, özünde kozmik enerjinin uygun şekilde kullanılması sanatı olarak tarif edilebilir. Çinliler, Feng Shui’yi tapınakların, köylerin, kasabaların, evlerin, işyerlerinin toprağın enerjisiyle (chi) uyum ve ahenk sağlayacak şekilde belirlenmesi için kullanıyordu.

Öğretinin bilinen en eski okulu, Tang Hanedanlığı döneminde kurulan “Toprak Şekli” okulu. Okulun geliştirdiği öğreti, aradan geçen onca zamana rağmen deformasyona uğramadığı gibi, “Pusula Okulu” tarafından geliştirilmiş. Batıda ise, Berkeley Üniversitesi profesörlerinden ve Feng Shui’nin en önemli isimlerinden biri olan Lin Yun’un kurucusu olduğu “Siyah Şapka Okulu” bu iki okulun devamı niteliğinde. Her üç okulun da üzerinde durduğu temel yaklaşım; rüzgar ve suyun titreşimleri sonucunda dağlar, vadiler, ovalar, nehirler ve tüm yeryüzü topografyasının meydana geldiği ve doğa ile ahenk içinde olmak için bu uyumun bir parçası olmak gerektiği şeklinde özetlenebilir. Zaten Çin dilinde Feng “rüzgar”, Shui de “su” anlamına geliyor. Feng Shui’nin ortasındaki element ise toprak. Altın sarısı ile simgelenen toprağın, Yin ve Yang’ın dengesini sağladığına inanılıyor. Satürn gezegeniyle ilişkilendirilen toprak, kare sembolü ile tanımlanıyor; inancı ve doğruluğu simgeliyor.

Bagua Haritası

Feng Shui felsefesi hakkında pek az şey bilenler dahi Bagua haritasını tanıyor olsa gerek. Sekizgen şeklindeki haritanın her köşesi bir yönü temsil ediyor ve her yönün kendine özgü rengi, sayısı, gezegeni, mevsimi v.b. bulunuyor. Bu yönler ise taşıdıkları özelliklerle hayatımızı yönlendiriyor. Örneğin; Feng Shui’ye göre Hong Kong’un ticaretteki başarısı, Güneydoğuya bakmasından kaynaklanıyor.

Dört ana yönün ilgili olduğu yönler; ateş, metal, su, ağaç ve topraktır. Toprak bu haritanın ortasında yer almaktadır. Bu elementlerin bileşimi yaşamı ve chi enerjisini oluşturur. Bagua haritası, Feng Shui’nin en temel unsuru, hayatın tüm dengelemelerinin anahtarıdır.

Feng Shui’ye göre yönler

Güney : En uğurlu ve hayırlı yöndür. Rengi, kutlama ve mutluluğun rengi olarak kabul edilen kırmızıdır. En büyük tek evli sayı olan 9 ile bağlantılıdır. Gezegeni Mars, tadı acı, şekli üçgendir. Dengeleyici rengi ise mordur.

Batı : Rengi beyaz olan batı, gümüş ve altın gibi metalik renklerle temsil edilir. Batı batan güneş, sonbahar ve hasatlarla ilgilidir. Hayvanı kaplan olan yön; saflığı, arınmışlığı ve de çocukları simgeler. Gezegeni Venüs, rengi beyaz, şekli yuvarlaktır.

Kuzey : Güneyin aksine soğuk ve şiddetli bir kışla ilintilidir. Güneyin zıddı kabul edilir. Su ile temsil edilen kuzey meslek, ticaret iş gibi alanlar için tercih edilebilir. Kaplumbağa bu yönün hayvanıdır. Renkleri siyah ve mavidir. Ölüm kuzeyin etki alanındadır, sayısı ise birdir. Yatay ve kıvrımlı şekilleri vardır.

Doğu : Güneşin yönü olan doğunun rengi yeşildir. Gençliği ve ilk baharı temsil eder. Hayvanı ise ejderhadır. Ahenk, huzur, aile hayatı, büyüme ve sağlık onun alanındadır. Sayısı üç, gezegeni Jüpiter, tadı ise ekşidir. Dikdörtgen ve dikey şekillerle sembolize edilir.

Ara yönlerin de ayrı anlamlarının bulunduğu Bagua sisteminde Güneydoğu bolluk ve zenginliği, Güneybatı birlikteliği, evliliği ve aşkı yönetirken Kuzeydoğu, akademik başarıların yönüdür. Kuzeybatı ise; bulunduğunuz yerin dışını, yurt içi ve yurt dışı yolculukları simgeler.

Paylaşın Bilgi Çoğalsın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir