Hoparlörü kim buldu

hoparlor

Auxetophone adlı ilk ses yükselticinin patenti Londra’da 1898 yılında Horace Short tarafından alındı. İlk kez de 1900 yılında Paris Panayırı sırasında, Eyfel Kulesi’nin tepesinde çalınan bir fonograftaki opera aryalarını tüm çevreye yayarak kullanıldı.

Sıkıştırılmış hava ile çalışan aygıttan çıkan ses, Paris’in her yerinden duyulabiliyordu. Short, buluşunun patentini 1903 yılında Charles Parsons’a sattı. Elektrikle çalışan ilk ses yükseltici, 1906 yılında New York’ta Miller Reece Hutchinson ve Kelly Turner tarafından geliştirildi. Bu, aynı zamanda, en modern sistemlerin de bir prototipi niteliğindeydi. Dictograph adı verilen aygıt, ertesi yıl piyasaya sunuldu. Elektrikli ses yükselticileri, ilk kez 1912 yılı Eylül ayında Bell telefon şirketi ile Western Electric’in işbirliği ile, Chicago’da Olympic Theatre’da kullanıldı.

Hoparlör, elektrik akımı değişimlerini ses titreşimlerine çeviren alettir.

1920 yıllarında elektrikli ses dalgalarının kaydedilip yayınlanmasına imkân sağlayan buluşlar ortaya çıktı. Bu buluşların neticesinde ilk hoparlör 1924-1925 yıllarında yapılmıştır. Chester W. Rice ve Edward W. Kellogg tarafından yapılan çalışmalar hoparlörü geliştirdi. Bu iki bilim adamının ortaya çıkardığı sistem, günümüzde önemli değişikliğe uğramamıştır.

Çalışma şekillerine göre elektrodinamik, magnetostatik, elektrostatik ve elektromanyetik hoparlör olmak üzere dört tip hoparlör vardır. Hareketli bobinli hoparlörler, daire veya elips biçiminde bir diyaframdan meydana gelir. Diyafram ortası ve kenarları boyunca dizilen yaylarla metal bir çerçeveye asılıdır. Diyaframın ortasında sıkıca tutturulmuş silindir şeklinde bir çekirdek ve üstüne sarılı bir ses bobini bulunur. Bobin ve çekirdek bir mıknatısın kutupları arasına yerleştirilmiştir. Önceleri, bir yükselticiden alınan doğru akımla çalışan elektromıknatıslar kullanılıyordu, günümüzde yumuşak demirden kalıcı mıknatıslar veya seramik maddeler kullanılmaktadır.

Hoparlör sözcüğünün Türkçedeki hali Fransızca Haut-parleurun okunuşudur, Fransızca “yüksek-konuşan/ses yapan” anlamına gelmektedir. İngilizce karşılığı olan Loudspeaker ve Almanca Lautsprecher da aynı anlama gelmektedir. Sözcüğün İspanyolcası Altavoz “yüksek ses” anlamına gelir.

Paylaşın Bilgi Çoğalsın