{"id":2524,"date":"2012-01-08T00:01:03","date_gmt":"2012-01-07T22:01:03","guid":{"rendered":"http:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/?p=2524"},"modified":"2018-10-03T16:09:58","modified_gmt":"2018-10-03T14:09:58","slug":"biyolojiyi-kim-buldu","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/?p=2524","title":{"rendered":"Biyolojiye Katk\u0131 Sa\u011flayan Bilim Adamlar\u0131"},"content":{"rendered":"<p>Biyoloji eski Latincede, bios, hayat ve logos, bilim kelimelerinin birle\u015fiminden meydana gelmi\u015ftir. Canl\u0131 bilimi anlam\u0131na gelen Biyoloji canl\u0131lar\u0131n yap\u0131s\u0131, davran\u0131\u015flar\u0131, birbirleri ve \u00e7evreleriyle olan ili\u015fkileri, yery\u00fcz\u00fcndeki da\u011f\u0131l\u0131\u015flar\u0131, \u00e7e\u015fitlilikleri ve v\u00fccutlar\u0131 i\u00e7inde ge\u00e7en temel hayat olaylar\u0131 biyolojinin konusunun i\u00e7ine girer. <strong>Biyolojinin tarihsel geli\u015fimi i\u00e7inde biyolojiye katk\u0131 sa\u011flayan bilim adamlar\u0131 kimlerdir?<\/strong><\/p>\n<p>Biyolojinin tarih\u00e7esi \u00e7ok eskiye dayanmaktad\u0131r. Biyoloji ile ilgili en eski ve en \u00f6nemli belge, M.\u00d6. 1550 veya daha eski zamanda M\u0131s\u0131r&#8217;da yaz\u0131lm\u0131\u015f <strong>Papyrus Ebers (Ebers T\u0131p Papir\u00fcs\u00fc)<\/strong>&#8216;tir. Bu belgede bitki ve hayvanlardan elde edilen ila\u00e7lar yer almaktad\u0131r. Yakla\u015f\u0131k 1000 y\u0131l sonra Yunanl\u0131 <a href=\"http:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/hipokrat-kimdir\/\"><strong>Hipokrat<\/strong>\u00a0<\/a>(M.\u00d6. 460-377) ve <a href=\"http:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/aristo-kimdir\/\"><strong>Aristo<\/strong> <\/a>(M.\u00d6. 384-322) nun t\u0131p, anatomi ve t\u0131bbi bitkiler hakk\u0131ndaki eserleri, biyoloji ile ilgili bilimsel temel eserler olarak kabul edilmektedir. Aristo hayvanlar\u0131 inceledi ve anatomik yap\u0131lar\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rd\u0131. Aristo&#8217;dan sonra Antik Romal\u0131 Bergamal\u0131\u00a0<strong>Galen<\/strong>, insan v\u00fccudunun i\u00e7 anatomisini g\u00f6zlemledi ve organlar\u0131n bir \u00e7o\u011funu tan\u0131mlad\u0131. Galen\u2019 yazd\u0131\u011f\u0131 anatomi kitab\u0131 y\u00fczy\u0131llar boyunca di\u011fer bilim adamlar\u0131na yard\u0131mc\u0131 oldu.<\/p>\n<p>Romal\u0131 <strong>Dioskorides<\/strong>&#8216;in Materia Medica, Plinus&#8217;un Naturalis Historia (Tabiat Tarihi) eseri, t\u0131p ve bitkiler konusunda yaz\u0131lm\u0131\u015f en \u00f6nemli eserlerdir. H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n Nesturi mezhebinden bir\u00e7ok bilginlerin Efes Patri\u011fi taraf\u0131ndan (M.S. 462) afaroz edilmesiyle, \u00e7o\u011fu F\u0131rat havzas\u0131na ka\u00e7m\u0131\u015flar ve buradan da \u0130ran Devleti taraf\u0131ndan kabul edilmi\u015flerdir. Daha sonra Ba\u011fdat halifeleri bu Nesturi bilginlerini \u00f6zel hekimler olarak \u00e7a\u011f\u0131rm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>Bunlar ve zaman\u0131n <a href=\"http:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/musluman-bilim-adamlari-ve-buluslari\/\">\u0130slam alimleri<\/a>, Aristo, Thephrastus, Dioscorides, Plinus ve di\u011ferlerinin eserlerini Arap dillerine terc\u00fcme etmi\u015flerdir. \u0130bn-i Baytar, Cah\u0131z, Ebu Bekr-er-Razi, Erzurumlu \u0130brahim Hakk\u0131, \u0130bn-i Sina gibi \u0130slam bilginleri biyoloji dallar\u0131nda \u00f6nemli eserleri vermi\u015flerdir.<\/p>\n<p>On sekizinci as\u0131rdan itibaren biyoloji alan\u0131nda h\u0131zl\u0131 bir ilerleme ba\u015flam\u0131\u015f, \u00f6zellikle \u0130talya, Fransa, Almanya, \u0130ngiltere ve Hollanda&#8217;da bilimsel ara\u015ft\u0131rmalarla ilerlemeler kaydedilmi\u015ftir. Bu y\u00fczy\u0131l asl\u0131nda d\u00fczenleme ve s\u0131n\u0131fland\u0131rma yapmakla ge\u00e7ti. Bilinen ve g\u00f6r\u00fcnen her\u015feyi br sisteme sokmak gerekiyordu. Hayvanlar\u0131 ve bitkileri ay\u0131rmak, onlar\u0131n da alt s\u0131n\u0131flara ayr\u0131lmas\u0131 ile ilgili \u00e7al\u0131\u015fmalar yap\u0131ld\u0131.\u00a0On sekizinci y\u00fczy\u0131l\u0131n ortalar\u0131nda b\u00fcy\u00fcte\u00e7, mikroskop ve yeni tekniklerin kullan\u0131lmas\u0131yla biyoloji alan\u0131nda da daha b\u00fcy\u00fck geli\u015fmeler ve bulu\u015flar olmu\u015ftur.<\/p>\n<p><strong>Conrad Gesner<\/strong> eseri Hayvanlar\u0131n Tarihi (Historia Animalium), <strong>Buffon<\/strong> eseri Do\u011fa Tarihi (Histoire Naturelle)\u2019ni yazd\u0131lar. \u0130svi\u00e7reli <strong>Gaspard Bauhin<\/strong> binominal sistemi buldu. Frans\u0131z do\u011fabilimci <strong>Joseph Pitton de Tournefort<\/strong> geli\u015ftirdi, \u0130sve\u00e7li biyolog Carl Linnaeus ise binominal sistemi genelle\u015ftirdi.<\/p>\n<p>Biyoloji ile ilgilenen bilim adamlar\u0131 canl\u0131lar\u0131n \u00fcremesi konusunda fikir ayr\u0131l\u0131klar\u0131 ya\u015fad\u0131lar. <strong>Francesco Redi<\/strong> ve <strong>Antonio Vallisnieri<\/strong>, kendili\u011finden olu\u015f kuram\u0131n\u0131 savundular. Kan\u0131n v\u00fccut i\u00e7inde dola\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131, yani kan dola\u015f\u0131m\u0131n\u0131 bulan ve ilk Fizyoloji bilim adam\u0131 olan\u00a0<strong>William Harvey<\/strong>, Ex ovo omnia ovizm yani her \u015fey yumurtadan \u00e7\u0131kar g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcni \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc. Spermi ke\u015ffeden bilim adam\u0131\u00a0<strong><a href=\"http:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/antonie-van-leeuwenhoek-kimdir\/\">Anton van Leeuwenhoek<\/a><\/strong> tohumcu g\u00f6r\u00fc\u015fle (spermizm) ona kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131. Lazzaro Spallanzani, \u00fcreme i\u00e7in erkek ve di\u015finin gerekli oldu\u011funu kan\u0131tlamaya u\u011fra\u015ft\u0131.\u00a0 <strong>Robert Hooke,<\/strong> 1663-1665 aras\u0131nda mikroskopla inceledi\u011fi ilk mantar h\u00fccrelerinin \u015fekillerini \u00e7izdi.\u00a0Anton van Leeuwenhoek, yapt\u0131\u011f\u0131 merceklerle ve mikroskoplarla, daha \u00f6nce g\u00f6zle g\u00f6r\u00fclemeyen tek h\u00fccreli organizmalar\u0131, bakterileri ve kan h\u00fccrelerinin \u015fekillerini inceledi.<\/p>\n<p>Biyoloji, teknolojinin geli\u015fmesinden \u00f6nemli derecede faydalanan bir bilim dal\u0131d\u0131r. Di\u011fer bilimlerle de \u00f6zellikle fizik ve kimya ile bilgi al\u0131\u015f veri\u015fi yapmaktad\u0131r. Elektron mikroskobunun bulunu\u015fuyla da h\u00fccrenin temel yap\u0131s\u0131na kadar inilmi\u015ftir. Biyoloji bilimi canl\u0131lar\u0131 ve temel hayat olaylar\u0131n\u0131 inceleyerek insanl\u0131\u011fa faydal\u0131 sonu\u00e7lar ortaya \u00e7\u0131karmaya \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Biyoloji, canl\u0131lar\u0131n molek\u00fcler yap\u0131s\u0131na kadar inerek b\u00fcy\u00fck geli\u015fmeler kaydetmi\u015ftir. Canl\u0131lar\u0131n genetik yap\u0131s\u0131ndaki baz\u0131 bozukluklar\u0131 ortadan kald\u0131racak seviyeye gelmi\u015ftir. Bu konuda, &#8220;Genetik M\u00fchendisli\u011fi&#8221; \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 olduk\u00e7a ilerlemi\u015f ve \u00fcmit vericidir.<\/p>\n<h2>Biyoloji Tarihi ve Katk\u0131da Bulunan Bilim Adamlar\u0131<\/h2>\n<h4>1600 den \u00f6nce<\/h4>\n<p>M.\u00d6. 520 &#8211; <strong>Krot\u014dnlu Alkmai\u014dn<\/strong> atar ve toplar damarlar\u0131 ay\u0131rd\u0131 ve optik sinirleri ke\u015ffetti.<br \/>\nM.\u00d6. 450 &#8211; <strong>Sushruta<\/strong>, MS 3. y\u00fczy\u0131lda, 120&#8217;den fazla cerrahi enstr\u00fcman\u0131 icat etti ve 300 cerrahi prosed\u00fcr\u00fc tan\u0131mlad\u0131, insan cerrahisini sekiz kategoriye ay\u0131rd\u0131 ve kozmetik cerrahi giri\u015fimini ba\u015flatt\u0131.<br \/>\nM\u00d6. 450 &#8211; <strong>Ksenofanes<\/strong> fosilleri inceledi ve ya\u015fam\u0131n evrimi \u00fczerine fikirler ortaya att\u0131.<br \/>\nM.\u00d6. 380 &#8211; <strong>Diocles<\/strong>, bilinen en eski anatomi kitab\u0131n\u0131 yazd\u0131 ve anatomi terimini ilk kullanan ki\u015fi oldu.<br \/>\nM\u00d6 350 &#8211; <strong>Aristoteles<\/strong>, hayvanlar\u0131n kapsaml\u0131 bir s\u0131n\u0131fland\u0131rmas\u0131n\u0131 yapmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Yaz\u0131l\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 aras\u0131nda, hayvanlar\u0131n genel biyolojisi \u00fczerine Historion Animalium, De Partibus Animalium, hayvanlar\u0131n kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmal\u0131 anatomisi,\u00a0 fizyolojisi ve geli\u015fimsel biyoloji \u00fczerine De Generatione Animalium yer almaktad\u0131r.<br \/>\nM.\u00d6. 300 &#8211; <strong>Theophrastus<\/strong> botani\u011fin sistematik \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 ba\u015flatt\u0131.<br \/>\nM.\u00d6. 300\u00a0 &#8211; <strong>Herophilos<\/strong> insan v\u00fccudunu par\u00e7alar ay\u0131rd\u0131.<br \/>\n50 &#8211; 70 &#8211; <strong>Pliny Elder (Gaius Plinius Secundus)<\/strong> taraf\u0131ndan Historia Naturalis 37 cilt olarak yay\u0131nland\u0131.<br \/>\n130\u2013200 &#8211; <strong>Claudius Galen<\/strong> insan anatomisi \u00fczerine \u00e7ok say\u0131da deneme yazd\u0131.<br \/>\n1010 &#8211;\u00a0 <strong>ibn-i Sina (Avicenna)<\/strong>, El-Kanun fi&#8217;t-T\u0131b (The Canon of Medicine)&#8217; yay\u0131nlad\u0131.<br \/>\n1543 &#8211; <strong>Andreas Vesalius<\/strong>, De Humani Corporis Fabrica adl\u0131 anatomi tezini yay\u0131nlad\u0131.<\/p>\n<h4>1600-1699 aras\u0131<\/h4>\n<p>1600 &#8211; <strong>Jan Baptist van Helmont<\/strong> me\u015fhur a\u011fa\u00e7 bitkisi deneyini ger\u00e7ekle\u015ftirdi. Burada bitkinin \u00f6z\u00fcn\u00fcn su oldu\u011funu g\u00f6sterdi ve fotosentezin ke\u015ffinin \u00f6nc\u00fcs\u00fc oldu.<br \/>\n1628 &#8211; <strong>William Harvey<\/strong> Hayvanlarda Kalp ve Kan Hareketinde Anatomik Bir \u00c7al\u0131\u015fma adl\u0131 eserini yay\u0131nlad\u0131<br \/>\n1651 &#8211; <strong>William Harvey<\/strong>, memeliler dahil t\u00fcm hayvanlar\u0131n yumurtadan geli\u015fti\u011fini ve herhangi bir hayvan\u0131n \u00e7amurdan veya d\u0131\u015fk\u0131dan spontan jenerasyonunun imkans\u0131z oldu\u011fu sonucuna vard\u0131.<br \/>\n1655 &#8211; <strong>Robert Hooke<\/strong>, bir mikroskop kullanarak mantardaki h\u00fccreleri g\u00f6rd\u00fc. Resmini \u00e7izdi.<br \/>\n1658 &#8211; <strong>Jan Swammerdam<\/strong> mikroskop alt\u0131nda k\u0131rm\u0131z\u0131 kan h\u00fccrelerini g\u00f6zlemledi.<br \/>\n1668 &#8211; <strong>Francesco Redi<\/strong>, u\u00e7ucu kurtlar\u0131n, kavanozlar\u0131n kapaklar\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131k olmas\u0131 halinde, havayla temas ettikten sonra kavanozlardaki et par\u00e7alar\u0131 \u00fczerinde ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stererek spontan jenerasyonu reddetti. T\u00fclbentle kapat\u0131lm\u0131\u015f olan kavanozlarda sinek olu\u015fmam\u0131\u015ft\u0131.<br \/>\n1672 &#8211; <strong>Marcello Malpighi<\/strong>, kaslar\u0131n somiti, dola\u015f\u0131m ve sinir sistemi olu\u015fumu da dahil olmak \u00fczere civciv geli\u015fiminin ilk a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 yay\u0131nlad\u0131.<br \/>\n1676 &#8211; <a href=\"http:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/antonie-van-leeuwenhoek-kimdir\/\"><strong>Anton van Leeuwenhoek<\/strong><\/a> protozoay\u0131 g\u00f6zlemledi ve onlara animalcules ad\u0131n\u0131 verdi.<br \/>\n1677 &#8211; <strong>Anton van Leeuwenhoek<\/strong> spermatozoay\u0131 (sperm h\u00fccresi) g\u00f6zlemledi.<br \/>\n1683 &#8211; <strong>Anton van Leeuwenhoek<\/strong> bakterileri il kez g\u00f6zlemledi. Leeuwenhoek&#8217;in ke\u015fifleri mikroorganizmalarda kendili\u011finden olu\u015fum sorusunu yeniden g\u00fcndeme getirdi.<\/p>\n<h4>1700-1799 aras\u0131<\/h4>\n<p>1767 &#8211; <strong>Kaspar Friedrich Wolff<\/strong>, geli\u015fmekte olan bir civcivin dokular\u0131n\u0131n hi\u00e7bir \u015feyden olu\u015fmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve sadece yumurtadaki halihaz\u0131rdaki mevcut yap\u0131lar\u0131n ayr\u0131nt\u0131lar\u0131 oldu\u011funu iddia etti.<br \/>\n1768 &#8211; <strong>Lazzaro Spallanzani<\/strong>, herhangi bir organizmay\u0131 \u00f6ld\u00fcrmek i\u00e7in ilk olarak \u0131s\u0131t\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda ve kapal\u0131 bir \u015fi\u015fede so\u011fumaya b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015fsa, hi\u00e7bir organizman\u0131n zengin bir et suyunda geli\u015femedi\u011fini g\u00f6stererek spontan jenerasyonu yeniden reddetti. Ayr\u0131ca memelilerde d\u00f6llenmenin bir yumurta ve sperm gerektirdi\u011fini g\u00f6sterdi.<br \/>\n1771 &#8211; <strong>Joseph Priestley<\/strong>, bitkilerin alev \u00e7\u0131karan gazlar \u00fcretti\u011fini g\u00f6sterdi. Bu iki gaz, karbondioksit ve oksijendir.<br \/>\n1798 &#8211; <strong>Thomas Malthus<\/strong>, N\u00fcfus \u0130lkesi \u00dczerine Bir Deneme adl\u0131 eserini yay\u0131nlad\u0131, eseride insan n\u00fcfusu art\u0131\u015f\u0131 ve g\u0131da \u00fcretimini ele ald\u0131.<\/p>\n<h4>1800-1899 aras\u0131<\/h4>\n<p>1801 &#8211; <strong>Jean-Baptiste Lamarck<\/strong>, omurgas\u0131zlar\u0131n s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131lmas\u0131hakk\u0131nda ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bir \u00e7al\u0131\u015fma ba\u015flatt\u0131.<br \/>\n1802 &#8211; Modern anlamda biyoloji terimi, <strong>Gottfried Reinhold Treviranus<\/strong> (Biologie oder Philosophie der lebenden Natur) ve <strong>Lamarck<\/strong> (Hydrog\u00e9ologie) taraf\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak \u00f6ne s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. S\u00f6z konusu kelime 1800 y\u0131l\u0131nda <strong>Karl Friedrich Burdach<\/strong> taraf\u0131ndan ortaya \u00e7\u0131kart\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\n1809 &#8211; <strong>Lamarck<\/strong>, edinilen \u00f6zelliklerin kal\u0131t\u0131m\u0131na dayanan modern bir evrim teorisini \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc.<br \/>\n1817 &#8211; <strong>Pierre-Joseph Pelletier<\/strong> ve <strong>Joseph Bienaim\u00e9 Caventou<\/strong>\u00a0klorofili izole etti.<br \/>\n1820 &#8211; <strong>Christian Friedrich Nasse<\/strong>, Nasse yasas\u0131n\u0131 form\u00fcle etti: hemofili sadece erkeklerde g\u00f6r\u00fcl\u00fcr ve etkilenmemi\u015f kad\u0131nlar taraf\u0131ndan ge\u00e7er.<br \/>\n1824 &#8211; <strong>J. L Prevost<\/strong> ve <strong>J. B. Dumas<\/strong>, spermlerin daha \u00f6nce d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015f oldu\u011fu gibi parazit olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, bunun yerine bir d\u00f6lleme ajanlar\u0131 oldu\u011funu g\u00f6sterdi.<br \/>\n1826 &#8211; <strong>Karl von Baer<\/strong>, \u200b\u200bmemelilerin yumurtalar\u0131n\u0131n yumurtal\u0131klarda oldu\u011funu ve memeli yumurtas\u0131 i\u00e7in 200 y\u0131ll\u0131k bir aramay\u0131 bitirdi\u011fini s\u00f6yledi.<br \/>\n1828 &#8211; <strong>Friedrich Woehler<\/strong> \u00fcreyi sentezledi; inorganik ba\u015flang\u0131\u00e7 \u200b\u200bmaddelerinden bir organik bile\u015fi\u011fin ilk sentezi oldu.<br \/>\n1836 &#8211; <strong>Theodor Schwann<\/strong> mide astar\u0131ndan elde edilen ekstraktlarda pepsin ke\u015ffetti; Bir hayvan enziminin ilk izolasyonu oldu.<br \/>\n1838 &#8211; <strong>Matthias Schleiden<\/strong>, t\u00fcm bitkilerin h\u00fccrelerden olu\u015ftu\u011funu \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc.<br \/>\n1839 &#8211; <strong>Theodor Schwann<\/strong>, t\u00fcm hayvan dokular\u0131n\u0131n h\u00fccrelerden olu\u015ftu\u011funu \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc. Schwann ve Schleinden, h\u00fccrelerin ya\u015fam\u0131n temel par\u00e7ac\u0131klar\u0131 oldu\u011funu iddia etti.<br \/>\n1843 &#8211; <strong>Martin Barry<\/strong>, Royal Society of London&#8217;\u0131n Felsefi \u0130\u015flemleri dergisinde 1 sayfal\u0131k bir makalede tav\u015fanda sperm ve yumurtan\u0131n bir araya gelmesini yazd\u0131.<br \/>\n1856 &#8211; <strong>Louis Pasteur<\/strong> mikroorganizmalar\u0131n fermantasyonu \u00fcretti\u011fini belirtti.<br \/>\n1858 &#8211; <strong>Charles R. Darwin<\/strong> ve <strong>Alfred Wallace<\/strong> ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak, do\u011fal se\u00e7ilim yoluyla biyolojik evrim teorisini \u00f6nermi\u015flerdir. Sadece eserlerinin daha sonraki bask\u0131lar\u0131nda Darwin, &#8220;Evrim&#8221; terimini kulland\u0131.<br \/>\n1858 &#8211; <strong>Rudolf Virchow<\/strong>, h\u00fccrelerin yaln\u0131zca \u00f6nceden var olan h\u00fccrelerden kaynaklanabilece\u011fini \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc; &#8220;Omnis cellula e celulla,&#8221; h\u00fccrelerden t\u00fcm h\u00fccre. H\u00fccre Teorisi, t\u00fcm organizmalar\u0131n h\u00fccrelerden (Schleiden ve Schwann) olu\u015ftu\u011funu ve h\u00fccrelerin sadece di\u011fer h\u00fccrelerden (Virchow) gelebilece\u011fini belirtmektedir.<br \/>\n1864 &#8211; <strong>Louis Pasteur<\/strong>, kendili\u011finden geli\u015fen h\u00fccresel ya\u015fam\u0131 reddetti.<br \/>\n1865 &#8211; <a href=\"http:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/gregor-mendel-kimdir\/\"><strong>Gregor Mendel<\/strong><\/a> bezelye bitkilerinde kal\u0131t\u0131m\u0131n kesin kurallar\u0131 takip etti\u011fini g\u00f6sterdi. Ayr\u0131lma Prensibi, her bir organizman\u0131n, organizma yumurta veya sperm yapt\u0131\u011f\u0131nda ayr\u0131\u015ft\u0131ran, \u00f6zellik ba\u015f\u0131na iki gene sahip oldu\u011funu belirtmektedir. Ba\u011f\u0131ms\u0131z \u00c7e\u015fitlilik \u0130lkesi, bir \u00e7iftteki her genin yumurta veya sperm olu\u015fumu s\u0131ras\u0131nda ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak da\u011f\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmektedir. Mendel genetik bilimi i\u00e7in \u00f6nc\u00fc olacak temeli att\u0131.<br \/>\n1865 &#8211; <strong>Friedrich August Kekul\u00e9 von Stradonitz<\/strong>, benzenin alt\u0131gen bir halkada karbon ve hidrojen atomlar\u0131ndan olu\u015ftu\u011funu ke\u015ffetti.<br \/>\n1869 &#8211; <strong>Friedrich Miescher<\/strong> h\u00fccrelerin \u00e7ekirde\u011finde bulunan n\u00fckleik asitleri ke\u015ffetti.<br \/>\n1874 &#8211; <strong>Jacobus van &#8216;t Hoff<\/strong> ve <strong>Joseph-Achille Le Bel<\/strong>, organik molek\u00fcllerin \u00fc\u00e7 boyutlu bir stereokimyasal temsilini geli\u015ftirdi ve bir tetrahedral karbon atomu \u00f6nerdi.<br \/>\n1876 \u200b\u200b- <strong>Oskar Hertwig<\/strong> ve <strong>Hermann Fol<\/strong>, ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak (deniz kestanesi yumurtalar\u0131nda) spermin yumurtaya girmesini ve daha sonra yumurtan\u0131n ve sperm \u00e7ekirde\u011finin f\u00fczyonunu tek bir yeni \u00e7ekirdek olu\u015fturdu\u011funu tan\u0131mlad\u0131lar.<br \/>\n1884 &#8211; <strong>Emil Fischer<\/strong>, \u015feker bile\u015fimlerinin ve yap\u0131lar\u0131n\u0131n detayl\u0131 analizine ba\u015flad\u0131.<br \/>\n1892 &#8211; <strong>Hans Driesch,<\/strong> 2 h\u00fccreli bir deniz kestanesi embriyosunun h\u00fccrelerini birbirinden ay\u0131rd\u0131 ve her bir h\u00fccrenin tam bir bireye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, b\u00f6ylece preformasyon teorisini \u00e7\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ve her h\u00fccrenin &#8220;totipotent&#8221; oldu\u011funu ve gerekli olan t\u00fcm kal\u0131tsal bilgiyi i\u00e7erdi\u011fini g\u00f6sterdi\u011fini g\u00f6sterdi.<br \/>\n1898 &#8211; <strong>Martinus Beijerinck<\/strong>, t\u00fct\u00fcn mozaik hastal\u0131\u011f\u0131n\u0131n bir bakteriden daha k\u00fc\u00e7\u00fck bir \u015feyden kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermek i\u00e7in filtreleme denemeleri kulland\u0131.<\/p>\n<h4>1900-1949 aras\u0131<\/h4>\n<p>1900 &#8211; <strong>Hugo de Vries, Carl Correns<\/strong> ve <strong>Erich von Tschermak<\/strong>, Mendel&#8217;in kal\u0131t\u0131m teorisini ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak yeniden ke\u015ffetti.<br \/>\n1902 &#8211; <strong>Walter Sutton<\/strong> ve <strong>Theodor Boveri<\/strong>, ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak kromozomlar\u0131n kal\u0131tsal bilgiyi ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrd\u00fc.<br \/>\n1905 &#8211;<strong> William Bateson<\/strong>, biyolojik kal\u0131t\u0131m \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 tan\u0131mlamak i\u00e7in &#8220;<a href=\"http:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/genetik-bilimi-kurucusu-kim\/\">Genetik<\/a>&#8221; terimini kullanm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\n1906 &#8211; <strong>Mikhail Tsvet<\/strong>, organik bile\u015fik ayr\u0131m\u0131 i\u00e7in kromatografi tekni\u011fini ke\u015ffetti.<br \/>\n1907 &#8211; <strong>Ivan Pavlov<\/strong>, k\u00f6peklerin ko\u015fulland\u0131r\u0131lm\u0131\u015f m\u00fcdahalelerle t\u00fck\u00fcr\u00fck salg\u0131lad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterdi.<br \/>\n1907 &#8211; <strong>Hermann Emil Fischer<\/strong>, peptid amino asit zincirlerini yapay olarak sentezledi ve b\u00f6ylece proteinlerdeki amino asitlerin amino grup-asit grubu ba\u011flar\u0131yla ba\u011fl\u0131 oldu\u011funu g\u00f6sterir.<br \/>\n1909 &#8211; <strong>Wilhelm Johannsen<\/strong> &#8220;gen&#8221; kelimesini \u00e7\u0131kard\u0131.<br \/>\n1911 &#8211; <strong>Thomas Hunt Morgan<\/strong>, genlerin kromozomlar \u00fczerinde bir \u00e7izgi halinde d\u00fczenlendi\u011fini \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc.<br \/>\n1922 &#8211; <strong>Aleksandr Oparin<\/strong>, d\u00fcnyan\u0131n atmosferinin il kat\u0131n\u0131n metan, amonyak, hidrojen ve su buhar\u0131 i\u00e7erdi\u011fini ve bunlar\u0131n ya\u015fam\u0131n k\u00f6keni i\u00e7in hammadde oldu\u011funu \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc.<br \/>\n1926 &#8211; <strong>James B. Sumner<\/strong>, \u00fcreaz enziminin bir protein oldu\u011funu g\u00f6sterdi.<br \/>\n1928 &#8211; <strong>Otto Diels<\/strong> ve <strong>Kurt Alder<\/strong>, halka molek\u00fclleri olu\u015fturmak i\u00e7in Diels-Alder siklojeksiyon reaksiyonunu ke\u015ffettiler.<br \/>\n1928 &#8211; <strong>Alexander Fleming<\/strong>, <a href=\"http:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/antibiyotigi-kim-buldu\/\">ilk antibiyotik<\/a> olan penisilin ke\u015ffetti<br \/>\n1929 &#8211; <strong>Phoebus Levene<\/strong>, n\u00fckleik asitlerdeki \u015feker deoksiribozunu ke\u015ffetti.<br \/>\n1929 &#8211; <strong>Edward Doisy<\/strong> ve <strong>Adolf Butenandt<\/strong> ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak estron ke\u015ffettiler.<br \/>\n1930 &#8211; <strong>John Howard Northrop<\/strong>, pepsin enziminin bir protein oldu\u011funu g\u00f6sterdi.<br \/>\n1931 &#8211; <strong>Adolf Butenandt<\/strong> androsteron&#8217;u ke\u015ffetti.<br \/>\n1932 &#8211; <strong>Hans Adolf Krebs<\/strong> \u00fcre d\u00f6ng\u00fcs\u00fcn\u00fc ke\u015ffetti.<br \/>\n1933 &#8211; <strong>Tadeus Reichstein<\/strong> yapay olarak sentezlenmi\u015f C vitamini; ilk vitamin sentezi.<br \/>\n1935 &#8211; <strong>Rudolf Schoenheimer<\/strong>, s\u0131\u00e7anlar\u0131n ya\u011f depolama sistemini incelemek i\u00e7in d\u00f6teryumunu bir izleyici olarak kullanm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\n1935 &#8211; <strong>Wendell Stanley<\/strong> t\u00fct\u00fcn mozaik vir\u00fcs\u00fcn\u00fc kristalize etti.<br \/>\n1935 &#8211; <strong>Konrad Lorenz<\/strong>, gen\u00e7 ku\u015flar\u0131n bask\u0131n davran\u0131\u015f\u0131n\u0131 anlatt\u0131.<br \/>\n1937 &#8211; <strong>Dorothy Crowfoot Hodgkin<\/strong>, kolesterol\u00fcn \u00fc\u00e7 boyutlu yap\u0131s\u0131n\u0131 ke\u015ffetti.<br \/>\n1937 &#8211; <strong>Hans Adolf Krebs<\/strong> trikarboksilik asit d\u00f6ng\u00fcs\u00fcn\u00fc ke\u015ffetti.<br \/>\n1937 &#8211; Genetikte ve T\u00fcrlerin K\u00f6keni&#8217;nde, <strong>Theodosius Dobzhansky<\/strong>, kromozom teorisini ve populasyon geneti\u011fini, neo-Darwinizm&#8217;in ilk olgun eserinde, modern sentez olarak adland\u0131r\u0131lan, <strong>Julian Huxley<\/strong> taraf\u0131ndan icat edilen bir terim i\u00e7inde, do\u011fal pop\u00fclasyonlara uygud\u0131.<br \/>\n1938 &#8211; <strong>Marjorie Courtenay-Latimer<\/strong>, G\u00fcney Afrika k\u0131y\u0131lar\u0131nda ya\u015fayan bir coelacanth (bal\u0131klarla amfibiler aras\u0131 ge\u00e7i\u015f formu) ke\u015ffetti.<br \/>\n1940 &#8211; <strong>Donald Griffin<\/strong> ve <strong>Robert Galambos<\/strong>, yarasalar\u0131n Ekolokasyon veya biyosonar kulland\u0131klar\u0131n\u0131 ke\u015ffettiklerini duyurdular.<br \/>\n1942 &#8211; <strong>Max Delbr\u00fcck<\/strong> ve <strong>Salvador Luria<\/strong>, vir\u00fcs enfeksiyonuna bakteriyel direncin, rastgele mutasyondan kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve adaptif de\u011fi\u015fimin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterdi.<br \/>\n1944 &#8211; <strong>Oswald Avery<\/strong>, DNA&#8217;n\u0131n kal\u0131tsal bilgiyi pn\u00f6mokok bakterilerde ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterdi.<br \/>\n1944 &#8211; <strong>Robert Burns Woodward<\/strong> ve <strong>William von Eggers Doering<\/strong>\u00a0kinini sentezledi<br \/>\n1945 &#8211; <strong>Dorothy Crowfoot Hodgkin<\/strong> penisilin&#8217;in \u00fc\u00e7 boyutlu yap\u0131s\u0131n\u0131 ke\u015ffetti.<br \/>\n1948 &#8211; <strong>Erwin Chargaff<\/strong>, DNA&#8217;da guanin birimlerinin say\u0131s\u0131n\u0131n sitosin birimlerine e\u015fit oldu\u011funu ve adenin birimlerinin say\u0131s\u0131n\u0131n timin birimlerinin say\u0131s\u0131na e\u015fit oldu\u011funu g\u00f6sterdi.<\/p>\n<h4>1950-1989 aras\u0131<\/h4>\n<p>1951 \u2013 <strong>Robert Woodward<\/strong> (Harvard \u00dcniversitesi) kortizon sentezini yay\u0131nlarken, Robert Robinson, John Cornforth (Oxford \u00dcniversitesi) olu\u015fturdu\u011fu ara\u015ft\u0131rma grubu kolesterol sentezini yay\u0131nlad\u0131.<br \/>\n1951 &#8211; <strong>Fred Sanger, Hans Tuppy<\/strong> ve <strong>Ted Thompson<\/strong> ins\u00fclin amino asit sekans\u0131n\u0131n kromatografik analizlerini tamamlad\u0131lar.<br \/>\n1952 &#8211; Amerikan geli\u015fim biyologlar\u0131 <strong>Robert Briggs<\/strong> ve <strong>Thomas King<\/strong>, leopard kurba\u011falar\u0131 embriyolar\u0131ndan \u00e7ekirdek \u00e7ekerek ilk omurgal\u0131y\u0131 klonlad\u0131lar.<br \/>\n1952 &#8211; <strong>Alfred Hershey<\/strong> ve <strong>Martha Chase<\/strong>, DNA&#8217;n\u0131n bakteriyofaj vir\u00fcslerindeki genetik materyal oldu\u011funu g\u00f6sterdi.<br \/>\n1952 &#8211; <strong>Rosalind Franklin<\/strong>, x \u0131\u015f\u0131n\u0131 k\u0131r\u0131n\u0131m \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131na dayanarak DNA&#8217;n\u0131n 2 nm \u00e7ap\u0131nda bir \u00e7ift sarmal ve sarmal\u0131n d\u0131\u015f taraf\u0131ndaki \u015feker-fosfat omurgalar\u0131 oldu\u011fu sonucuna vard\u0131. \u0130ki \u015feker-fosfat omurgas\u0131n\u0131n birbirine \u00f6zg\u00fc bir ili\u015fkisiden \u015f\u00fcphelendi.<br \/>\n1953 &#8211; Franklin&#8217;in yay\u0131mlanmam\u0131\u015f verilerini inceledikten sonra, <strong>James D. Watson<\/strong> ve <strong>Francis Crick<\/strong>, DNA i\u00e7in \u00e7ift sarmal bir yap\u0131 yay\u0131nlad\u0131lar, bir \u015feker-fosfat omurgas\u0131 di\u011fer tarafa z\u0131t y\u00f6nde ilerliyordu. Ayr\u0131ca, molek\u00fcl\u00fcn kendisini kopyalayabilece\u011fi ve genetik bilgi aktarmaya hizmet edebilece\u011fi bir mekanizma oldu\u011funu \u00f6nerdiler. Hershey-Chase deneyi ve Chargaff&#8217;un n\u00fckleotidler hakk\u0131ndaki verileriyle birle\u015ftirilen makaleleri sonunda biyologlar\u0131 DNA&#8217;n\u0131n protein de\u011fil, genetik materyal oldu\u011funa ikna ettiler.<br \/>\n1953 &#8211; <strong>Stanley Miller<\/strong>, sim\u00fcle edilmi\u015f \u015fim\u015fe\u011fin su, metan, amonyak ve hidrojen i\u00e7eren kaplardan ge\u00e7irildi\u011finde amino asitlerin olu\u015fabilece\u011fini g\u00f6sterdi.<br \/>\n1954 &#8211; <strong>Dorothy Crowfoot Hodgkin<\/strong>, B12 vitamininin \u00fc\u00e7 boyutlu yap\u0131s\u0131n\u0131 ke\u015ffetti.<br \/>\n1955 &#8211; M<strong>arianne Grunberg-Manago<\/strong> ve <strong>Severo Ochoa<\/strong>, n\u00fckleotidleri polin\u00fckleotidlere ba\u011flayan ilk n\u00fckleik asit sentezleyen enzimi (polin\u00fckleotid fosforilaz) ke\u015ffetti.<br \/>\n1955 &#8211; <strong>Arthur Kornberg<\/strong> DNA polimeraz enzimlerini ke\u015ffetti.<br \/>\n1958 &#8211; <strong>John Gurdon<\/strong>, bir Afrika Pen\u00e7eli Kurba\u011fas\u0131n\u0131 klonlamak i\u00e7in n\u00fckleer transplantasyon kulland\u0131; tamamen farkl\u0131la\u015fm\u0131\u015f bir yeti\u015fkin h\u00fccreden bir \u00e7ekirdek kullanarak bir omurgal\u0131n\u0131n ilk klonlama \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 oldu.<br \/>\n1958 &#8211; <strong>Matthew Stanley Meselson<\/strong> ve <strong>Franklin W. Stahl<\/strong>, DNA replikasyonunun Meselson-Stahl deneyinde yar\u0131iletken oldu\u011funu kan\u0131tlad\u0131.<br \/>\n1959 &#8211; <strong>Max Perutz<\/strong>, oksijenli hemoglobin yap\u0131s\u0131 i\u00e7in bir model ortaya koydu.<br \/>\n1959 &#8211; <strong>Severo Ochoa<\/strong> ve <strong>Arthur Kornberg<\/strong>, \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 i\u00e7in Nobel \u00d6d\u00fcl\u00fc&#8217;n\u00fc ald\u0131.<br \/>\n1960 &#8211; <strong>John Kendrew<\/strong>, kasta oksijen ta\u015f\u0131yan protein olan miyoglobinin yap\u0131s\u0131n\u0131 tarif etti.<br \/>\n1960 &#8211; D\u00f6rt ayr\u0131 ara\u015ft\u0131rmac\u0131 (<strong>S. Weiss, J. Hurwitz, Audrey Stevens ve J. Bonner<\/strong>), DNA y\u00f6n\u00fcndeki n\u00fckleotidleri polimerize eden bakteriyel RNA polimeraz\u0131 ke\u015ffetti.<br \/>\n1960 &#8211; <strong>Robert Woodward<\/strong>\u00a0klorofili sentezledi.<br \/>\n1961 &#8211; <strong>J. Heinrich Matthaei<\/strong>, Grunberg-Manago&#8217;nun 1955 enzim sistemini kullanarak polin\u00fckleotidleri yapmak i\u00e7in genetik kodun ilk kodonunu (amino asit fenilalanin kodonu) k\u0131rd\u0131.<br \/>\n1961 &#8211; <strong>Joan Or\u00f3<\/strong>, sudaki amonyum siyan\u00fcr\u00fcn konsantre \u00e7\u00f6zeltilerinin, ya\u015fam\u0131n k\u00f6kenine dair teorilerin yolunu a\u00e7an bir ke\u015fif olan n\u00fckleotit adenin \u00fcretebildi\u011fini buldu.<br \/>\n1962 &#8211; <strong>Max Perutz<\/strong> ve <strong>John Kendrew<\/strong>, hemoglobin ve miyoglobin yap\u0131s\u0131 \u00fczerine yapt\u0131klar\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalardan \u00f6t\u00fcr\u00fc Nobel \u00f6d\u00fcl\u00fcn\u00fc payla\u015ft\u0131lar.<br \/>\n1966 &#8211; Genetik kod, deneme-yan\u0131lma deneysel \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131yla tamamen k\u0131r\u0131ld\u0131.<br \/>\n1966 &#8211; <strong>Kimishige Ishizaka<\/strong>, alerji geli\u015ftiren ve molek\u00fcler ve h\u00fccresel seviyelerde alerji mekanizmalar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayan yeni bir imm\u00fcnoglobulin, IgE tipini ke\u015ffetti.<br \/>\n1966 &#8211; <strong>Lynn Margulis<\/strong>, endosimbiyotik teoriyi \u00f6nerdi, \u00f6karyotik h\u00fccre, ilkel prokaryotik h\u00fccrelerin simbiyotik bir birlikteli\u011fi. <strong>Richard Dawkins<\/strong> teoriyi &#8220;20. y\u00fczy\u0131l\u0131n evrimsel biyolojisinin b\u00fcy\u00fck ba\u015far\u0131lar\u0131ndan biri&#8221; olarak adland\u0131rd\u0131.<br \/>\n1968 &#8211; <strong>Fred Sanger<\/strong>, 120 baz uzunlu\u011funda bir RNA dizisinin kromatografik olarak de\u015fifre edilmesi i\u00e7in bir izleyici olarak radyoaktif fosfor kulland\u0131.<br \/>\n1969 &#8211; <strong>Dorothy Crowfoot Hodgki<\/strong>n, ins\u00fclinin \u00fc\u00e7 boyutlu yap\u0131s\u0131n\u0131 de\u015fifre etti.<br \/>\n1970 &#8211; <strong>Hamilton Smith<\/strong> ve <strong>Daniel Nathans<\/strong> DNA k\u0131s\u0131tlama enzimlerini ke\u015ffettiler.<br \/>\n1970 &#8211; <strong>Howard Temin<\/strong> ve <strong>David Baltimore<\/strong> ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak ters transkriptaz enzimlerini ke\u015ffettiler.<br \/>\n1972 &#8211; <strong>Albert Eschenmoser<\/strong> ve <strong>Robert Woodward<\/strong> B12 vitamini sentezledi.<br \/>\n1972 &#8211; <strong>Stephen Jay Gould<\/strong> ve <strong>Niles Eldredge<\/strong>, fosil kay\u0131tlar\u0131n\u0131n k\u0131sa periyotlarla noktalanan k\u0131sa s\u00fcreli \u201cdura\u011fanl\u0131k\u201d (k\u00fc\u00e7\u00fck de\u011fi\u015fim) ile, evrim h\u0131z\u0131n\u0131n do\u011fru bir tasviri oldu\u011funu belirten \u201cnoktalanm\u0131\u015f denge\u201d dedikleri bir soy i\u00e7inde h\u0131zl\u0131 de\u011fi\u015fim ve t\u00fcr olu\u015fumu fikrini \u00f6nermi\u015flerdir.<br \/>\n1972 &#8211; <strong>Seymour Jonathan Singer<\/strong> ve <strong>Garth L. Nicholson<\/strong>, t\u00fcm h\u00fccrelerin zar\u0131n\u0131n olu\u015fumuyla ilgilenen s\u0131v\u0131 mozaik modelini geli\u015ftirdi.<br \/>\n1974 &#8211; <strong>Manfred Eigen<\/strong> ve <strong>Manfred Sumper<\/strong>, n\u00fckleotid monomerlerinin ve RNA replikaz\u0131n\u0131n kar\u0131\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131n, \u00e7o\u011falan, mutasyona u\u011frayan ve evrimle\u015fen RNA molek\u00fcllerine yol a\u00e7aca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterdi.<br \/>\n1974 &#8211; <strong>Leslie Orgel<\/strong>, RNA&#8217;n\u0131n RNA replikaz\u0131 olmadan \u00e7o\u011faltabildi\u011fini ve \u00e7inkonun bu replikasyona yard\u0131mc\u0131 oldu\u011funu g\u00f6sterdi.<br \/>\n1977 &#8211; <strong>John Corliss<\/strong> ve ekibi, Galapagos Riftinde denizalt\u0131 hidrotermal delikleri etraf\u0131nda bulunan kemosentetik tabanl\u0131 hayvan topluluklar\u0131n\u0131 ke\u015ffetti.<br \/>\n1977 &#8211; <strong>Walter Gilbert<\/strong> ve <strong>Allan Maxam<\/strong> klonlama, baz tahrip edici kimyasallar ve jel elektroforezini kullanan h\u0131zl\u0131 bir DNA dizileme tekni\u011fi sundular.<br \/>\n1977 &#8211; <strong>Frederick Sanger<\/strong> ve <strong>Alan Coulson<\/strong>, dideoksin\u00fckleotitleri ve jel elektroforezini kullanan h\u0131zl\u0131 bir gen dizileme tekni\u011fi sundular.<br \/>\n1978 &#8211; <strong>Frederick Sanger<\/strong>, PhiX174 vir\u00fcs\u00fc i\u00e7in 5,386 baz dizisini sundu; Bu t\u00fcm bir genomun ilk dizilimi oldu.<br \/>\n1982 &#8211; <strong>Stanley B. Prusiner<\/strong>, bula\u015f\u0131c\u0131 proteinlerin veya prionlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6nerdi. Onun fikri b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde bilim d\u00fcnyas\u0131nda kabul g\u00f6rd\u00fc fakat 1997&#8217;de Nobel \u00d6d\u00fcl\u00fc kazanabildi.<br \/>\n1983 &#8211; <strong>Kary Mullis<\/strong>, DNA dizilerinin h\u0131zla kopyalanmas\u0131 i\u00e7in otomatik bir y\u00f6ntem olan &#8220;PCR&#8221; i (polimeraz zincir reaksiyonu) icat etti.<br \/>\n1984 &#8211; <strong>Alec Jeffreys<\/strong> genetik parmak izi y\u00f6ntemi tasarlad\u0131.<br \/>\n1985 &#8211; H<strong>arry Kroto, J.R. Heath, S.C. O&#8217;Brien, R.F. Curl<\/strong> ve <strong>Richard Smalley<\/strong> buckminsterfullerene molek\u00fcl\u00fcn\u00fcn s\u0131ra d\u0131\u015f\u0131 stabilitesini ke\u015ffettiler ve yap\u0131s\u0131n\u0131 anlad\u0131lar.<br \/>\n1986 &#8211; <strong>Alexander Klibanov<\/strong> enzimlerin sulu olmayan ortamlarda i\u015flev g\u00f6rebilece\u011fini g\u00f6sterdi.<br \/>\n1986 &#8211; <strong>Rita Levi-Montalcini<\/strong> ve <strong>Stanley Cohen<\/strong>, Sinir b\u00fcy\u00fcme fakt\u00f6r\u00fc (NGF) ke\u015ffettikleri i\u00e7in Nobel Fizyoloji veya T\u0131p \u00d6d\u00fcl\u00fc&#8217;n\u00fc ald\u0131.<\/p>\n<h4>1990 Sonras\u0131<\/h4>\n<p>1990 &#8211; Frans\u0131z <strong>Anderson et al<\/strong>. bir insan hasta \u00fczerinde ilk onaylanm\u0131\u015f gen terapisini ger\u00e7ekle\u015ftirdi.<br \/>\n1990 &#8211; Napoli&#8217;de, <strong>Lemieux<\/strong> ve <strong>Jorgensen<\/strong>, petunyalar\u0131n rengini ama\u00e7layan deneyler s\u0131ras\u0131nda RNA giri\u015fimini (1990) ke\u015ffetti.<br \/>\n1990 &#8211; <strong>Wolfgang Kr\u00e4tschmer<\/strong>, <strong>Lowell Lamb<\/strong>, <strong>Konstantinos Fostiropoulos<\/strong> ve <strong>Donald Huffman<\/strong>, Buckminsterfulleren&#8217;in benzen i\u00e7inde \u00e7\u00f6z\u00fcn\u00fcr oldu\u011fu i\u00e7in kurumdan ayr\u0131labilece\u011fini ke\u015ffetti.<br \/>\n1995 &#8211; Serbest ya\u015fayan bir organizman\u0131n ilk tam genomunu yay\u0131nland\u0131.<br \/>\n1996 &#8211; Dolly koyun, yeti\u015fkin bir memelinin ilk klonu oldu.<br \/>\n1999 &#8211; Pennsylvania \u00dcniversitesi \u0130nsan Gen Tedavisi Enstit\u00fcs\u00fc ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131, bir gen terapisi tekni\u011finin klinik \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 s\u0131ras\u0131nda Jesse Gelsinger&#8217;i yanl\u0131\u015fl\u0131kla \u00f6ld\u00fcrerek FDA&#8217;n\u0131n Enstit\u00fc&#8217;de \u200b\u200bdaha fazla gen terapisi denemesini durdurmas\u0131na neden oldu.<br \/>\n2001 &#8211; Tam insan genomunun ilk taslaklar\u0131n\u0131n yay\u0131nland\u0131.<br \/>\n2002 &#8211; \u0130lk yapay vir\u00fcs, \u201cs\u0131f\u0131rdan\u201d, fareyi fel\u00e7 eden ve \u00f6ld\u00fcren yapay bir polio vir\u00fcs\u00fc \u00fcretildi.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Biyoloji eski Latincede, bios, hayat ve logos, bilim kelimelerinin birle\u015fiminden meydana gelmi\u015ftir. Canl\u0131 bilimi anlam\u0131na gelen Biyoloji canl\u0131lar\u0131n yap\u0131s\u0131, davran\u0131\u015flar\u0131, birbirleri ve \u00e7evreleriyle olan ili\u015fkileri, yery\u00fcz\u00fcndeki da\u011f\u0131l\u0131\u015flar\u0131, \u00e7e\u015fitlilikleri ve v\u00fccutlar\u0131&#8230;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[92],"tags":[1430,1431],"class_list":["post-2524","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-bilim","tag-biyoloji","tag-biyoloji-bilimi"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/2524"}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=2524"}],"version-history":[{"count":12,"href":"https:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/2524\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":12252,"href":"https:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/2524\/revisions\/12252"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=2524"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=2524"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=2524"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}