{"id":3157,"date":"2011-07-13T05:12:48","date_gmt":"2011-07-13T03:12:48","guid":{"rendered":"http:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/?p=3157"},"modified":"2018-10-02T18:50:10","modified_gmt":"2018-10-02T16:50:10","slug":"kimyayi-kim-buldu","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/?p=3157","title":{"rendered":"Kimya Bilimine Katk\u0131 Sa\u011flayan Bilim Adamlar\u0131"},"content":{"rendered":"<h2>Kimyay\u0131 kim buldu, kurucusu kim<\/h2>\n<p>Kimya maddelerin yap\u0131lar\u0131n\u0131 ve de\u011fi\u015fimlerini inceleyen bilim\u00a0dal\u0131d\u0131r. Kimya olduk\u00e7a gen\u00e7 bir bilim dal\u0131 olup 18. y\u00fczy\u0131l sonlar\u0131nda geli\u015fmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Ancak binlerce\u00a0y\u0131l \u00f6nce insanlar kimya bilimini kullanm\u0131\u015f, maddeleri \u00e7e\u015fitli de\u011fi\u015fikliklere u\u011fratm\u0131\u015ft\u0131r. Bak\u0131r ve kalay,\u00a0bronz ala\u015f\u0131m\u0131 \u015feklinde, alt\u0131n ve g\u00fcm\u00fc\u015f de muhtelif s\u00fcslemelerde kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<h2>Kimya Biliminin Tarihi ve Geli\u015fimi<\/h2>\n<p>Bir elementin \u00e7e\u015fitli i\u015flemlerden sonra alt\u0131na \u00e7evrilebilece\u011fi \u00fczerindeki\u00a0d\u00fc\u015f\u00fcnceler kimy\u00e2 ilminin temeli olmu\u015ftur.\u00a0Bug\u00fcnk\u00fc anlamda kimy\u00e2ya 17. y\u00fczy\u0131lda ge\u00e7ilmi\u015ftir. Maddelerin yap\u0131lar\u0131 \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015fmalar devam etmi\u015f, maddeleri tan\u0131mak i\u00e7in \u00e7e\u015fitli indikat\u00f6rler (ayra\u00e7lar) geli\u015ftirilmi\u015ftir. \u0130ngiliz kimyager\u00a0<strong>Robert Boyle\u00a0<\/strong>bitki renklerini indikat\u00f6r olarak kullanarak maddenin asitli veya bazl\u0131 olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 te\u015fhis edebilmi\u015ftir.<\/p>\n<h2>Modern Kimya&#8217;n\u0131n Kurucusu<\/h2>\n<p>Frans\u0131z kimyac\u0131\u00a0<strong>Antoine\u00a0Lavoisier<\/strong> 1789 senesinde yay\u0131nlad\u0131\u011f\u0131\u00a0<strong>Trait\u00e8 El\u00e8m\u00e8ntaire de Chimie<\/strong> kitab\u0131nda\u00a0analitik yollardan par\u00e7alanamayan maddenin en k\u00fc\u00e7\u00fck par\u00e7as\u0131na <strong>element<\/strong> ismini verdi. Kitab\u0131nda 33\u00a0element s\u0131ralam\u0131\u015ft\u0131r. Bu kitapta \u0131\u015f\u0131k ve \u0131s\u0131 da element olarak kabul edilmi\u015ftir. Ayn\u0131 kitapta \u201c<strong>maddenin\u00a0<\/strong><strong>korunumu<\/strong>\u201d k\u00e2nunundan da bahisle maddenin yoktan var edilemeyece\u011fini ve var olan\u0131n da yok\u00a0edilemeyece\u011fini; ancak yap\u0131s\u0131n\u0131n de\u011fi\u015febilece\u011fini s\u00f6ylemi\u015ftir.\u00a0Lavoisier\u2019den sonraki senelerde farkl\u0131 \u00fclkelerde\u00a0yap\u0131lan analitik \u00e7al\u0131\u015fmalarla uranyum,\u00a0 zirkonyum, tungsten, berilyum, palladyum gibi bir\u00e7ok element bulundu.<\/p>\n<p>On dokuzuncu y\u00fczy\u0131lda Alman\u00a0kimyager\u00a0<strong>Hans Heinrich Landolt<\/strong>, yapt\u0131\u011f\u0131 hassas deneylerle \u201ckimyesal de\u011fi\u015fmeler s\u0131ras\u0131nda maddenin k\u00fctlesi belli bir\u00a0\u00f6l\u00e7\u00fcye kadar yoktan meydana getirilemez ve vardan yok edilemez\u201d fikrini ileri s\u00fcrd\u00fc. Buradaki \u201cbelli bir\u00a0\u00f6l\u00e7\u00fcye kadar\u201d ib\u00e2resi esasen Lavoisier\u2019in maddelerin korunumu teorisini daha bir as\u0131r ge\u00e7meden \u00e7\u00fcr\u00fctm\u00fc\u015f\u00a0oluyordu.<\/p>\n<h2>Kimyasal Semboller<\/h2>\n<p>Elementlerin say\u0131s\u0131 artt\u0131k\u00e7a bunlar\u0131 birer sembolle g\u00f6sterme gereklili\u011fi ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Kimyac\u0131lar da\u00a0maddeleri b\u00e2z\u0131 sembollerle g\u00f6stermi\u015flerdi. \u0130lk olarak <strong>John\u00a0Dalton<\/strong> sembolleri kullanmaya ba\u015flad\u0131. Hidrojen\u00a0O, oksijen o, karbon o nitrojen O \u015feklinde temsil ediliyordu.<\/p>\n<p>Bu sembollerin yaz\u0131l\u0131\u015f\u0131 kolay olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in\u00a01814\u2019te <strong>J\u00f6ns Jacob Berzelius<\/strong>, harfleri sembol olarak kullanmay\u0131 tavsiye etti. Buna g\u00f6re elementin isminin ilk harfi\u00a0o elementin sembol\u00fc olarak kabul edilecekti. Ayn\u0131 harfle ba\u015flayan element isimleri i\u00e7in ikinci harf de\u00a0il\u00e2ve edilecekti. Buna g\u00f6re karbon C, bak\u0131r Cu, demir Fe, Flor F, oksijen O, hidrojen H vb. sembollerle\u00a0ifade edildi. Mesel\u00e2 su molek\u00fcl\u00fc iki hidrojen atomu ile bir oksijen atomundan meydana geldi\u011fi i\u00e7in H2O\u00a0\u015feklinde if\u00e2de edilmi\u015ftir.<\/p>\n<h2>Periyodik Tablo<\/h2>\n<p>De\u011fi\u015fik elementlerin kimyev\u00ee reaksiyonlar\u0131 esnas\u0131nda g\u00f6stermi\u015f olduklar\u0131 \u00f6zelliklerin incelenmesi ile\u00a0atomlar\u0131n yap\u0131s\u0131 hakk\u0131ndaki geni\u015f bilgiler toplanmaya ba\u015fland\u0131. Deneyler sonunda kimyev\u00ee baz\u0131\u00a0\u00f6zelliklerin s\u0131raya dizilerek periyodik tablo elde edildi. Periyodik tabloyu ilk olarak 1870 senesinde\u00a0Alman <strong>Lother Meyer<\/strong> ile Rus <strong>Ivanovich Mendeleyev<\/strong> birbirlerinden habersiz olarak haz\u0131rlad\u0131lar.<\/p>\n<h2>\u0130lk Atom Teorisi<\/h2>\n<p>Atom\u00a0a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131n\u0131n tespiti ve organik kimy\u00e2n\u0131n geli\u015fmesi on dokuzuncu y\u00fczy\u0131lda oldu. Kimyev\u00ee reaksiyonlar\u0131\u00a0izah eden ilk atom teorisi, \u0130ngiliz kimy\u00e2ger <strong>John Dalton<\/strong> taraf\u0131ndan ileri s\u00fcr\u00fcld\u00fc.\u00a0Atom teorisine g\u00f6re elementler atom ismini alan g\u00f6r\u00fcnmeyen \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck par\u00e7alardan meydana gelmi\u015f\u00a0olup, her elementinki ayn\u0131 k\u00fctleye ve \u00f6zelliklere sahipti. Ayn\u0131 cins atomlar birle\u015ferek elementleri,\u00a0de\u011fi\u015fik cins atomlar birle\u015ferek bile\u015fikleri meydana getiriyordu.<\/p>\n<p>1808 senesinde Frans\u0131z kimyager\u00a0<strong>Joseph Louis Gay-Lussac<\/strong>; \u201cE\u015fit \u0131s\u0131 ve bas\u0131n\u00e7 \u015fartlar\u0131nda gazlar birbiri ile reaksiyona girerse belli\u00a0hacimlerdeki oranlar\u0131 ile birle\u015firler.\u201d beyan\u0131nda bulundu.<\/p>\n<p>Mesel\u00e2 hacim olarak iki k\u0131s\u0131m hidrojen bir k\u0131s\u0131m oksijenle birle\u015ferek suyu meydana getirir.\u00a0Gay-Lussac\u2019\u0131n bu kanunu ayn\u0131 zamanda gazlar\u0131n birim hacimde birim atom say\u0131s\u0131 ihtiv\u00e2 etti\u011fini de\u00a0s\u00f6yl\u00fcyordu. 1811 senesinde ise <strong>Amedeo Avogadro<\/strong>, e\u015fit \u0131s\u0131 ve bas\u0131n\u00e7 \u015fartlar\u0131nda birim hacimde muhtelif gazlar\u00a0hep ayn\u0131 miktarda molek\u00fcl say\u0131s\u0131 ihtiva etmekle beraber bu muhtelif molek\u00fcllerdeki atom say\u0131s\u0131n\u0131n\u00a0farkl\u0131 olabilece\u011fini beyan etti.<\/p>\n<h2>Organik Kimya<\/h2>\n<p>1800\u2019den \u00f6nce canl\u0131lar\u0131n yap\u0131s\u0131n\u0131 te\u015fkil eden hidrokarbonlar gibi organik maddeler \u00fczerine fazla bilgi\u00a0olmamas\u0131na ra\u011fmen bu t\u00e2rihten sonra organik kimy\u00e2 \u00e7ok s\u00fcratli geli\u015fmi\u015ftir.<\/p>\n<p>1805 senesinde Alman ecz\u00e2c\u0131s\u0131<strong> Friedrich Sert\u00fcrner<\/strong>, afyondan kristal h\u00e2linde morfini ay\u0131rd\u0131. Alkoloit\u00a0ismi verilen bu t\u00fcr organik maddeler, \u00f6zellikle il\u00e2\u00e7 san\u00e2yisinde kullan\u0131lmaya ba\u015fland\u0131. 1823\u2019te Frans\u0131z\u00a0kimy\u00e2ger\u00a0<strong>Michel Engene Chevreul<\/strong> kat\u0131 ya\u011flar\u0131 alkalilerle sabunla\u015ft\u0131rmay\u0131 ba\u015fararak sabun ve gliserol\u00a0elde etti. Organik maddelerin molek\u00fcl yap\u0131lar\u0131 incelendi\u011finde bile\u015fiklerin karbon ve hidrojen ihtiv\u00e2 etti\u011fi\u00a0anla\u015f\u0131ld\u0131. Organik bile\u015fiklerde oksijene s\u0131k, azot, k\u00fck\u00fcrt, fosfor veya halojenlere seyrek rastlanmakta,\u00a0fakat di\u011fer elementlere hemen hemen hi\u00e7 rastlanmamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Do\u011fada meydana gelen organik kimyasal reaksiyonlar da vard\u0131r. Bunlardan biri <strong>fotosentez<\/strong>\u00a0olay\u0131d\u0131r.\u00a0Fotosentez olay\u0131n\u0131 ilk izah eden \u0130sve\u00e7li botanik uzman\u0131 <strong>Nicolas Th\u00e8odore<\/strong>\u2019d\u0131r. Th\u00e8odore, 1804\u00a0senesinde ye\u015fil bitkilerin havan\u0131n karbondioksit gaz\u0131 ve su buhar\u0131n\u0131 alarak g\u00fcne\u015f \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda fotosentez<br \/>\nile bitkinin dokular\u0131n\u0131 meydana getirdi\u011fini ispat etti. Daha sonra fotosentez \u00fczerine \u00e7ok \u00e7al\u0131\u015fmalar oldu.\u00a0Bitkilerin yeti\u015fmesinde topraktan k\u00f6klere al\u0131nan azotun da \u00f6nemli rol\u00fc oldu\u011fu anla\u015f\u0131ld\u0131.<\/p>\n<h2>Radyoaktif Elementler<\/h2>\n<p>Yirminci y\u00fczy\u0131l radyoaktif elementlerin incelendi\u011fi bir devredir. Kimy\u00e2ger ve fizik\u00e7ilerin beraberce\u00a0inceledi\u011fi radyoaktif elementlerin radyasyona sahip oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcld\u00fc. 1899 senesinde bu radyasyonun\u00a0hemojen olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ilk olarak <strong>Ernest Rutherford<\/strong> buldu. Birka\u00e7 deneyden sonra radyasyonun, kolayca yutulan\u00a0alfa \u015fualar\u0131, manyetik sahada y\u00f6n de\u011fi\u015ftiren ve delip ge\u00e7ici \u00f6zellikte olan beta \u015fualar\u0131 ile X \u0131\u015f\u0131nlar\u0131\u00a0ayar\u0131nda ve \u00e7ok delici gamma \u015fualar\u0131ndan meydana geldi\u011fi anla\u015f\u0131ld\u0131. Beta \u0131s\u0131nlar\u0131 eksi y\u00fckl\u00fc olmas\u0131\u00a0sebebi ile elektronlara e\u015fde\u011ferdir. Radyoaktif elementlerin zamanla de\u011fi\u015ferek ba\u015fka bir elemente\u00a0d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc yine Rutherford taraf\u0131ndan bulundu. 1913 senesinde Soddy, bir elementin muhtelif a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131\u00a0atomlardan meydana gelen ba\u015fka cinsleri (izotoplar\u0131) oldu\u011funu ortaya att\u0131.<\/p>\n<p>Radyoaktif \u0131\u015f\u0131n\u00a0\u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 Dalton\u2019un b\u00f6l\u00fcnemeyen en k\u00fc\u00e7\u00fck par\u00e7an\u0131n atom olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da bu\u00a0arada ispatl\u0131yordu. Her elementin elektronlar\u0131 vard\u0131r. Rutherford atomu, bir \u00e7ekirdek ve etraf\u0131nda\u00a0y\u00f6r\u00fcngede d\u00f6nen elektronlardan ibaret kabul etmi\u015ftir. \u00c7ekirdek \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck bir hacim olmakla beraber,<br \/>\natomun tam a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 te\u015fkil eder. 1932 senesinde <strong>James Chadwick<\/strong> \u00e7ekirde\u011fin birbirine e\u015fit a\u011f\u0131rl\u0131kta\u00a0<a href=\"http:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/protonu-kim-buldu\/\"><strong>proton<\/strong><\/a> ve <strong><a href=\"http:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/notronu-kim-buldu\/\">n\u00f6tron<\/a>dan<\/strong> meydana geldi\u011fini ke\u015ffetti.\u00a0Atomun yap\u0131s\u0131 ayd\u0131nland\u0131k\u00e7a kimy\u00e2 biliminde ilerlemeler artt\u0131. Buna paralel olarak kimya tekni\u011fi de \u00e7ok b\u00fcy\u00fck geli\u015fme g\u00f6sterdi.<\/p>\n<p>Yirminci y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131ndan \u00eetib\u00e2ren oksijenin metabolizmaya olan etkisi, enzimlerin yap\u0131s\u0131, hormonlar\u00a0ve vitaminler \u00fczerinde uzun \u00e7al\u0131\u015fmalar yap\u0131ld\u0131. I\u015f\u0131\u011f\u0131n renkli \u00e7\u00f6zeltilerle absorbsiyonu kolorimetrik analiz\u00a0metodonu getirdi. Spektroskopi ile y\u0131ld\u0131zlar\u0131n yap\u0131s\u0131nda bulunan elementler ayd\u0131nlat\u0131lmaya ba\u015fland\u0131.\u00a0K\u00fctle spektrometresiyle pozitif iyonlar\u0131n farkl\u0131 k\u00fctlelerine g\u00f6re ayr\u0131lmalar\u0131 tekni\u011fi geli\u015fti. B\u00f6ylece\u00a0muhtelif elementlerin izotoplar\u0131n\u0131n ayr\u0131lmalar\u0131 sa\u011flanabildi.\u00a0Analitik kimy\u00e2da \u00e7ok kullan\u0131lan ay\u0131rma ve analiz y\u00f6ntemlerinden kromatografi yine bu y\u00fczy\u0131lda\u00a0geli\u015ftirildi.<\/p>\n<h2>Kimyan\u0131n Dallar\u0131<\/h2>\n<p>Kimya bilimi s\u0131n\u0131rs\u0131z diyebilece\u011fimiz say\u0131daki kimy\u00e2sal bile\u015fi\u011fin analizini ve bunlarla ilgili y\u00f6ntemleri i\u00e7erir. Sistemli bir analiz i\u00e7in birbiriyle ilgili bile\u015fikleri, sistemleri ve metotlar\u0131 gruplayan alt dallar olu\u015fturulmu\u015ftur. Yeni alt dallar geli\u015ftirilmekle beraber inorganik kimy\u00e2, organik kimy\u00e2, analitik kimy\u00e2,\u00a0fizikokimy\u00e2 ve biyokimy\u00e2 esas dallar olarak kabul edilir.<\/p>\n<p><strong>\u0130norganik Kimya:<\/strong> Organik bile\u015fikler d\u0131\u015f\u0131ndaki b\u00fct\u00fcn bile\u015fiklerin \u00f6zelliklerini, yap\u0131lar\u0131n\u0131,\u00a0reaksiyonlar\u0131n\u0131, kullan\u0131\u015flar\u0131n\u0131 anlat\u0131r. Bundan ba\u015fka metaller, radyoaktif elementler, tic\u00e2r\u00ee asit, tuz ve\u00a0bazlar da anorganik kimy\u00e2n\u0131n konular\u0131ndand\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Organik Kimya:<\/strong> Hidrojen, oksijen, azot, k\u00fck\u00fcrt, fosfor, klor gibi elementlerin de bulunabildi\u011fi karbon\u00a0bile\u015fiklerini inceler. Karbon bile\u015fiklerinin say\u0131s\u0131 b\u00fct\u00fcn di\u011fer elementlerin olu\u015fturdu\u011fu bile\u015fiklerin\u00a0say\u0131s\u0131ndan muk\u00e2yese edilmeyecek kadar fazlad\u0131r. Bundan dolay\u0131 karbon bile\u015fiklerinin incelenmesi<br \/>\norganik kimy\u00e2 dal\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Analitik Kimya:<\/strong> Herhangi bir maddenin kimy\u00e2sal bile\u015fimini, nitelik veya nicelik y\u00f6n\u00fcnden, tayin eden\u00a0konular\u0131 ihtiv\u00e2 eder. Bug\u00fcn kimyev\u00ee analizler \u00e7ok geli\u015ftirilmi\u015f cihazlarla b\u00fcy\u00fck hassasiyetlerle\u00a0yap\u0131labilmektedir.<\/p>\n<p><strong>Fizikokimya:<\/strong> Saf veya kar\u0131\u015f\u0131m h\u00e2lindeki kimy\u00e2sal maddeleri fizik konular\u0131 yard\u0131m\u0131yla tetkik eden\u00a0kimy\u00e2 dal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Biyokimya:<\/strong> B\u00fct\u00fcn canl\u0131lar\u0131n yap\u0131s\u0131nda yer alan kimy\u00e2sal maddeleri ve bu maddelerin biyolojik\u00a0fonksiyonlar\u0131n\u0131 konu alan bilim dal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<h2>Kimya Biliminin Konular\u0131<\/h2>\n<p>Kimy\u00e2 ilmi, saf cisimlerin, yap\u0131lar\u0131nda de\u011fi\u015fmelere yol a\u00e7an kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131\u00a0etkilerini; \u0131s\u0131, \u0131\u015f\u0131k ve elektrik etkisi alt\u0131nda u\u011frad\u0131\u011f\u0131 bile\u015fim de\u011fi\u015fmelerini ve bu etkilerin ba\u011fland\u0131\u011f\u0131\u00a0kanunlar\u0131 inceler. Ayr\u0131ca her maddenin ay\u0131rt edici (i\u00e7 yap\u0131 ile ilgili) \u00f6zelliklerini inceler. Kimy\u00e2, her\u00a0maddenin men\u015fei ve meydana geli\u015f yollar\u0131yla da ilgilenir ve i\u00e7inde bulunaca\u011f\u0131 \u00e7e\u015fitli ortamlara g\u00f6re ne\u00a0h\u00e2le geldi\u011fini ara\u015ft\u0131r\u0131r.<\/p>\n<p>Mesel\u00e2, bir cam balonda k\u00fck\u00fcrt \u0131s\u0131t\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda k\u00fck\u00fcrt \u00f6nce erir sonra kaynar ve buharla\u015f\u0131r. Buhar\u00a0so\u011futulursa yo\u011funla\u015f\u0131r ve deneyde kullan\u0131lan k\u00fck\u00fcrde e\u015fit miktarda bir cisim meydana gelir. K\u00fctlede\u00a0bir de\u011fi\u015fme olmam\u0131\u015ft\u0131r. Burada erime, buharla\u015fma ve yo\u011funla\u015fma gibi fizik\u00ee olaylar meydana\u00a0gelmi\u015ftir. Ayn\u0131 k\u00fck\u00fcrt, ate\u015fe tutulursa bo\u011fucu bir koku olarak yanma\u011fa ba\u015flar. K\u00fck\u00fcrt havadaki\u00a0oksijenle birle\u015ferek k\u00fck\u00fcrtdioksit (SO2) ad\u0131n\u0131 alan yeni bir \u00fcr\u00fcn verir. Bu k\u00fck\u00fcrtdioksit normal s\u0131cakl\u0131\u011fa\u00a0d\u00f6n\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde bile k\u00fck\u00fcrt\u00fcnkilere benzemeyen \u00f6zelliklerini korur. K\u00fctlesi de yak\u0131lan k\u00fck\u00fcrd\u00fcn\u00a0k\u00fctlesinin iki kat\u0131 kadar olur. \u0130\u015fte \u201cyanma\u201d denilen bu olay kimyev\u00ee bir olayd\u0131r.<\/p>\n<h2>Kimya M\u00fchendisli\u011fi<\/h2>\n<p>Kimyev\u00ee maddelerin \u00fcretimi ve proseslerin kontrol edilmeleri kimy\u00e2 m\u00fchendisli\u011fi\u00a0konular\u0131n\u0131n esas\u0131n\u0131 te\u015fkil eder. Bu sanayilerin dizaynlar\u0131 ve tesis edilmeleri mesle\u011fin en ihtisas\u00a0gerektiren taraf\u0131d\u0131r. Bir kimy\u00e2 m\u00fchendisinin bu fonksiyonlar\u0131 yerine getirebilmesi i\u00e7in kimy\u00e2, fizik ve<br \/>\nmatematik bilim dallar\u0131nda iyi yeti\u015fmi\u015f olmas\u0131 gerekir. Bir tesisteki i\u015flemlerin son derece karma\u015f\u0131k\u00a0olmas\u0131 i\u015flem \u015fartlar\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fken olmas\u0131ndan kaynaklan\u0131r. Bir kimy\u00e2sal \u00fcr\u00fcn elde edilirken, \u00fcretimde\u00a0etkili bir\u00e7ok parametre ve \u015fart\u0131n kontrolu gerekir. Bunlar zaman, s\u0131cakl\u0131k, bas\u0131n\u00e7, denge, kataliz\u00f6rler ve\u00a0tepkime h\u0131zlar\u0131 gibi \u00f6nemli \u00f6zelliklerdir. Say\u0131sal bilgisayarlar\u0131n geli\u015fmesi, \u00e7ok zaman alan tasar\u0131m\u00a0hasaplar\u0131n\u0131n h\u0131zland\u0131r\u0131lmas\u0131 imk\u00e2n\u0131n\u0131 getirmi\u015ftir. B\u00f6ylece bir prosesteki optimum \u015fartlar, enerji kayna\u011f\u0131\u00a0tesis yerle\u015fimi, kapasite gibi parametrelerin en do\u011fru bi\u00e7imde t\u00e2yin edilmesi m\u00fcmk\u00fcn olabilmektedir.\u00a0Kimy\u00e2 san\u00e2yii: Kimy\u00e2 ilmi geli\u015ftik\u00e7e kimy\u00e2n\u0131n end\u00fcstrideki sahas\u0131 da artt\u0131. Nitekim bug\u00fcn g\u0131da\u00a0maddelerinden temizlik malzemelerine, giyimden ev e\u015fy\u00e2s\u0131na, atom bombas\u0131 ve enerjisinden t\u0131bb\u00ee\u00a0ted\u00e2v\u00eelere varan her sahada end\u00fcstriyel tesisler ve teknoloji kurulmu\u015f ve kurulmaktad\u0131r. Buna paralel\u00a0olarak kimy\u00e2c\u0131lar\u0131n istihdam sahas\u0131 artt\u0131. Mesel\u00e2 1960\u2019larda sadece Amerika\u2019da 100.000\u2019den fazla\u00a0kimy\u00e2c\u0131 ve kimy\u00e2 m\u00fchendisi de\u011fi\u015fik sahalarda \u00e7al\u0131\u015ft\u0131r\u0131l\u0131yordu.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Kimyay\u0131 kim buldu, kurucusu kim Kimya maddelerin yap\u0131lar\u0131n\u0131 ve de\u011fi\u015fimlerini inceleyen bilim\u00a0dal\u0131d\u0131r. Kimya olduk\u00e7a gen\u00e7 bir bilim dal\u0131 olup 18. y\u00fczy\u0131l sonlar\u0131nda geli\u015fmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Ancak binlerce\u00a0y\u0131l \u00f6nce insanlar kimya bilimini&#8230;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12165,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[92],"tags":[2682,1227],"class_list":["post-3157","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-bilim","tag-antoine-lavoisier","tag-kimya"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/3157"}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=3157"}],"version-history":[{"count":9,"href":"https:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/3157\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":12168,"href":"https:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/3157\/revisions\/12168"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/media\/12165"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=3157"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=3157"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.ilkkimbuldu.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=3157"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}