Devletçilik İlkesini kim buldu

Fizyokratlar, ‘Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler. “sloganını ortaya atmışlardı. Klâsik iktisatçılar, bu sloganı benimsemişlerdi. On Dokuzuncu Yüzyılın ikinci yansında, Klâsiklere karşı tepkiler dört koldan gelişmiştir. Alman Tarihçi Ekolü, Klâsiklerin tahlil yöntemlerini eleştirmiştir. Ulusal Ekonomi Doktrini, serbest mübadele ve Liberalizm ilkelerini çürütmeyi amaçlamıştır. Müdahalecilik yanlıları, ferdiyetçiliğe ve özgür İktisadî düzene karşı çıkmışlardır. Sosyalistler, Klâsiklerin mülkiyet ve gelir dağılımına ilişkin görüşlerine cephe almışlardır.

Devletçilik, Klâsiklere gösterilen tepkilerin bir karmasıdır. Serbest piyasa ekonomisini ve özel girişim özgürlüğünü hoşgörmeyen tercihlerin bir sentezidir. Kaynağını başka akımlardan alan devletçiliğin bilimsel kimliği açık değildir. Devletçiliği öneren kalemlerin ve programların çoğunda Hegel in otorite özlemine, Manc’m sermaye düşmanlığına, Saint-Simon’un plancılık ve teknokrasi eğilimlerine, Fichte’ nin milliyetçiliğine, List in Ulusal Ekonomi Doktrinine veya Salazar1 ın Korporatizm’ine değin çeşitli etkilere rastlanmıştır.

Türkiye’de Devletçilik terimi, 1930 lu yılların başlangıcında gündeme alınmıştır. Atatürk, memleketimizde Devletçiliğin Sosyalizm ve Liberalizm den ayn bir üçüncü yol olduğunu ve özel girişime karşıt bir iktisadi modeli temsil etmediğini belirtmiştir. Ancak dünya literatüründe, iktisadi rejim tipi olarak Devletçiliğe kesin ve statik bir sınır çizmekte zorluk çekilmiştir. Gaétan Pirou, Devletçiliği müdahalecilik ve plancılık kavramlarıyla özdeşleştirmeye çalışmıştır. Larousse, Devletçiliği kamu otoritesinin üretim, ticaret, paylaşım ve tüketim alanlarında kamu otoritesinin ekonomiye doğrudan müdahale ettiği bir sistem olarak tanımlamıştır. Yirminci Yüzyılın ikinci yansında yayımlanan iktisat ansiklopedilerinin çoğunda, Devletçilik maddesinin bulunmadığı dikkate çarpmıştır. Geçmişte Devletçiliği savunanların üzerinde durdukları konular refah ekonomisi, sosyal adalet, merkezî planlama gibi terimlerin kapsamında tahlil edilmiştir.

Devletçilik adı verilmiş çeşitli politikaların karakter çizgilerini üç ayn grupta toplamak mümkündür.

Yabancı ülkelerde Devletçilik ve benzeri tezleri benimseyen yazarların çoğunluğu iktisat siyasetini şekillendirme yetkisini ulusal irade temsilcilerine bırakmayarak bir ekonomi şefi elinde toplanmayı tercih etmekteydiler. Devletçiler, ekonomi politikasına seçmenlerin değil, otorite sahiplerinin yön vermesini istemekteydiler. Ekonomi şefi veya plancı tercihinin ulusal iradeye üstün tutulmasını yararlı saymaktaydılar.

Devletçiliğin ikinci hedefi, İktisadî iktidarın el değiştirmesiydi. Paranın inandırıcı ve zorlayıcı etkisinden ekonomiyi arındırmak Devletçilerin ulusal çıkarlar açısından benimsedikleri bir idealdi. Onlar para kuvvetinin temsil ettiği otoriteyi özel kesim sermayedarlarından alarak kamu kuruluşları personeline ve teknokratlara geçirmek özlemindeydiler.

Devletçilik akımının üçüncü özelliği, üretim araç-lan mülkiyet paylaşımını özel kesim zararına ve kamu İktisadî kuruluşları yararına değiştirmekteydi. Bu eğilime evrimlerle Sosyalizme erişmeyi amaçlayanlar da katılmaktaydı.

Paylaşın Bilgi Çoğalsın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir