Piyangoyu kim buldu

Piyangoya önce lotarya denirdi. Piyangonun adını, İtalya da siyah-beyaz kartlarla oynanan ve adı kazanan kağıtların rengi “beyaz”ın İtalyancası “bianco” olan oyundan aldığı anlaşılmaktadır. Halk etimoloiisine göreyse ad, Bahçekapı’da bayi olan Mösyö Bianci’den gelmektedir. 17.-18. yüzyıllarda Avrupa ve Amerika’da yaygınlaşan ve devletçe örgütlenen piyangolar 19. yüzyılın ilk yarısında gözden düştü ve yasaklandı. Piyangonun yerini toto sistemleri ve at yarışları doldurdu. 1930’lu yıllarda piyango tekrar serbest bırakıldı ve dünyanın hemen her ülkesinde devletçe örgütlendi.

Osmanlı’ da Piyango

Piyangonun Osmanlı’daki başlangıcı 1850’li yıllara gider. Tiyatro tekeli kendisine verilen Naum Efendi, seyirci çekebilmek ve masraflarını karşılayabilmek için tiyatro biletiyle birlikte piyango bileti de veriyor ve eşya çekilişi yapıyordu. Sonra Ermeni Katolik piyangosu gibi hayır kurumları da piyango çekilişleri düzenlediler ve işin karlı olduğunu gören bazı özel girişimciler piyangoculuğa başladılar. 1855’te yabancı biletlerin ülkeye girişinin ardından, 1857 de piyango bütünüyle yasaklanmaya çalışıldı.

Mete Tunçay’ın verdiği bilgiye göre, bu dönemde üç yüzden fazla kişi piyangoyla uğraşıyordu ve geçim sıkıntısına düştükleri için hükümetten tazminat istemişlerdi (Türkiye’de Piyango Tarihi ve Milli Piyango idaresi, 1993). Abdülaziz döneminde (1861) piyango tekrar ortaya çıktı ve tahvillerle birlikte satılarak çeşitli yatırımlar için sermaye toplama yöntemi olarak kullanıldı. 1880-90’da Şark şimendiferleri piyangosunun düzenlenmesi, 1898’de Bulgar piyangosuna izin verilmesiyle piyango yaygınlaştı. 1902-1906 yıllarında yasak getirildi ise de, 1906-1909’da Ziraat Bankası muhacirine yardım için piyango düzenledi, 1917’de Donanma Cemiyeti piyangosu başlatıldı. Çeşitli miktarlarda nakit ve eşya dağıtan özel piyangolara izin verildi.

Cumhuriyet Döneminde Piyango

Cumhuriyet döneminde 1926-1939 yılları arasında piyango düzenleme hakkı Tayyare Cemiyeti’ne verildi ve İstanbul da 193, Ankara’da 27 bayi, yurda dağılmış 425 şube ve seyyar satıcılarla Cemiyet piyan-go tekelini elinde tuttu. 1939’da Milli Piyango Idaresi kuruldu.

Savunma sanayii, özellikle hava kuvvetlerine destek sağlamak için kullanılan piyangoya rağbetin artması için 19 Mayıs 1940 çekilişi Ankara’da 19 Mayıs Stadyumu’nda yapılmış, çekilişe Cumhurbaşkanı İnönü ve Bakanlar Kurulu da katılmıştı. 1946’da İstanbul Fenerbahçe Stadyumu, 1947’de İzmir Fuarı’ndaki çekilişlerle ilgi canlı tutulmaya çalışılmıştı.

Yılbaşlarında bilet tükenmekte, önce radyo, sonraları televizyondan da ilan edilen sonuçlar yılbaşında talihini deneyen insanlarda heyecan fırtınası yaratmaktadır 1 Ocak 1986 da ikramiyenin bir milyar liraya çıkartılmasıyla Nimet Abla (Özden) Türkiye’nin en tanınmış insanları arasına girmiş, bilet karaborsaya düşmüştür.

Kuruluş yıllarında ayda bir olan çekiliş sayısı bugün yılda otuz beşe çıkmış, 1939 yılında 2,5 milyon olan bilet adedi 100 milyonu geçmiştir. Piyango tutkunlarının ve yılbaşı çekilişinı kaçırmak istemeyenlerin açmazı şudur: Bilet almazsan hiç çıkmaz. Fakat biletlerin ortalama üçte biri İstanbul da, İstanbulda da Bahçekapı şubelerinde satılmaktadır ve her zaman daha fazla bilet satan Bahçekapı ikramiye çıkarma şansını artırdıkça, imkân bulan talihli adayı bu efsaneye omuz vererek biletini buradan almaktadır.

Bilet almayanların bile çenesini yoran bir milyar liralık ikramiyeden sonra, enflasyon sayesinde her mahallede bir milyoner yaratma politikasının tesellisi olarak, yılbaşı ikramiyelerinin astronomik bir rakam olmasına özen göstermek hükümetlerin görevleri arasına girmiştir.

Paylaşın Bilgi Çoğalsın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir