Uçağı kim icat etti

Uçak

İnsanoğlunun belki de en olağanüstü serüveni uçuştur. Bu düş, güçlenen yanılsamalar ve efsanelerle beslenseydi, ortaya çıkan engellere karşın insan, iki yüzyıl önce havada doğardı. Karada ve su üzerinde hareket edebilmek için insan, araçlarını geliştirirken, bir dereceye kadar sadece doğa üzerinde düzeltme yapması gerekecekti, fakat uçmak için de doğayı fethetmek zorundaydı. Bugün bunun bilimsel bir gerçek olduğunu biliyoruz. Kanatlı yaratıklara göre insan, ağırdır ve kendi gücüyle uçabilmesi için kasları tarafından geliştirilen gücü, bedenine oranla yetersizdir. Aynı neden, insanlara ait araçları çekmek veya taşımak için kullanılan bütün yaratıklar için de geçerlidir. Yeryüzünden havalanması mekanik aygıtlar aracılığıyla gerçekleşir ve bunlar ancak bilimsel ve teknolojik bilginin, geçtiğimiz yıllarda ulaştığı gibi, uç dereceye ulaşmasıyla geliştirilebilir.

Uçuş sorununun bilimsel incelemesinin yine de bir habercisi vardır: Leonarda da Vinci. Vinci, gerçekte kuramsal ve uygulama olanaklarının çok fakir olduğu bir devirde uğraş verdi ve parlak zekası sorunun birden çok yönüne ışık tutmayı başardı.

İnsan uçuşunun son başarısı, havadan daha hafif olan bir buluşla değil, havadan daha ağır olan uçakla olmuştur. Bir uçağın uçuşunun temeli olan fizik yasaları, havadan daha hafif olan bir hava taşıtının havalanın;’ yöntemini yönlendirenlerden daha fazla karmaşıktır. Balonda olduğu gibi, uçağı havalandıran statikten çok dinamik bir olaydır. Bunun nedeni, kanatların biçiminden ileri gelir. Kanatlar havada ileriye doğru hareket ediyormuş gibi bir direnç yaratır ve bir bölümü de “asansör” olarak bilinen yukarıya doğru kalkış biçimini alır. Havalanmak ve orada kalmak için uçak, asansörü kendi ağırlığının üzerinde tutacak bir hıza sahip olmalıdır. Hava direncini yenmek ve uçağı ileri doğru hareket edecek biçimde tutmak için kullanılan ilk araç pervanedir. Bu, bir motor tarafından işletilir ve bir hava tabakasını geriye iter. Etki ve tepki ilkesiyle havayı geriye iter, böylece takılı olduğu uçakla birlikte ileriye doğru hamle yapar.

Diğer ulaşım araçlarına göre uçak, tarihteki çıkışını çok geç yapmıştır. Ayrıca kuramdan, uygulamaya geçişi de uzun sürede olmuştur. 1809’da G. Cayley bu ulaşım biçiminin tüm ana özelliklerini taşıyan bir uçak tasarladı: iki sert kanat, güçlendirilmiş bir pervane, bir gövde ve dümenler. Fakat bu uçak hiçbir zaman gerçekleşmedi. Cayley’in girişimlerini, hemen hemen bir yüzyıl süren bir seri kötü talihli bir öncüler topluluğunun başarısız çabaları izledi. F. du Temple, A. Pendud, V. Tatin, C. Ader, F. Philips, H. Maxim, ve H. Langley gibi. 1881 – 1886 yılları arasında planörün yardırnıyla gerçekten uçan ilk insan, Alman O. Lilienthal’di.

Talih en sonunda Amerikalı Wilbur Wright ve Orville Wright kardeşler’e güldü. 14 Aralık 1903’te başarısız bir denemeden sonra, 17 Aralık’ta oniki saniye süren ilk güçlendirilmiş uçuşu başardılar.

Bu andan, sonra havacılık sınırlamalar ve sıçramalarla ilerledi. 1906’da L. Bleriok ortalama 41 km, 1909’da 75 km. hızla uçtu. Aynı yıl, W. Wright yere inmeden 62 km. ve daha sonra 124 km.lik uçuşu gerçekleştirdi. Daha sonra 1909’da, H. Farman, 200 km.lik bir mesafeyi ve Blériot Manş’ı 27 dakikada geçti (H. Lathams’ın denizde son bulan girişiminden önce gerçekleşen bir başarıdır).

İlk uçak kereste ve yelken bezi ile elde yapılmıştı ve çoğu kez pilot kabini ve gövdeden yoksundu. Bleriot’un uçuşundan sonra Alpleri geçiş, Leghorn -Bastia geçişi, Tunus-Roma gibi daha uzun ve 1. Dünya Savaşı’na giden yıllarda yapılan diğer birçok uçuşlardan sonra, uçak endüstri de ciddi olarak ele alınmaya başlandı.

1. Dünya Savaşı’nın ilk dört yılı boyunca uçak büyük bir hızla geliştirildi. Pervanelerin türlerinde düzeltmeler yapıldı, yapıları kuvvetlendirildi, inceltildi ve özellikle radyal tipi yeni motorlar takıldı. Hızları 200 km.ye yükseltildi ve 1000 km.yi aşan uçuşlar yapıldı. 1919 yılında ilk Atlantik aşırı uçuşlar gerçekleştirildi. Çeşitli konaklama noktalarıyla birlikte 6800 km.yi kapsayan bu tür ilk uçuş, 1919 Mayıs’ında dört motorlu askeri Curtis deniz uçağıyla yapıldı ve Newfoundland’den havalanıp Plymounth’a indi. Bunu izleyen on yılda sivil havacılık oldukça geliştirildi. Uçaklar artık tümüyle metalden yapılıyordu (genişleyen hafif metal endüstrisine uyarak) ve daha büyük, daha rahat ve daha güvenilir duruma geldikleri gibi bu arada düzenli yük ve yolcu hizmetleri de kuruldu.

Bu yeni ulaşım araçlarının gösterisi için daha cesur ve olağanüstü uçuşlar yapıldı. 1927 Mayıs’ında C.A. Lindberg, New York’tan Paris’e hiç durmadan ilk uçuşu yaptı. Aynı yılın yazında R.E. Byrd, Kuzey Kutbu’nun üzerinden uçtu. Yine aynı yılllarda çeşitli gösteri niteliğinde, uzun uçuşlar gittikçe sıklaştı. Teknik görüşe göre, güvenlik ve yapısal nedenlerden ötürü bir ve üçlü motorlardan, ikili ve dörtlü motorlara bir geçiş oldu. Motorların kendileri de bir seri düzeltmelerden geçtiler.

Paylaşın Bilgi Çoğalsın

One Reply to “Uçağı kim icat etti”

  1. İnsanoğlu bu gökyüzünde uçma konusunda bir zaman sonra ilginç bir gelişme kaydedecektir. Bilim ve teknoloji insanları tarafından son derece hafif Özel geliştirilmiş kanatları takarak uçabilecektir. Eğitim almış ve bu konuda kollarını geliştirmiş bazı kişiler, herhangi bir elektrik kuvveti olmadan sadece beden gücü ile havalanıp uçabilecektir. Ümit Edikli 08.11.2017

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir